DEĞİŞİM Mİ? TAHRİP ETMEK Mİ?

DEĞİŞİM Mİ? TAHRİP ETMEK Mİ?

Seçim sonrasında daha seçimlerin analizini yapmadan, öz eleştiri vermeden yapılanları ve yapılmayanları değerlendirmeden başladı bir DEĞİŞİM çığırtkanlığı. Evet çığırtkanlık diyorum.  İçi boş bir söylev, birtakım insanlar koro halinde DEĞİŞİM diye bağırmaya başladı. Şöyle etrafımızda değişim diye bağıran kitleye bir bakalım. Büyük çoğunluğu partili değil, partili olanlarda seçim döneminde çalışan, emek veren kişiler değil. Seçimler öncesinde istediklerini alamayan; atanamayan veyahut atanamayanların yakınları veya destekçileri. Kendilerini vazgeçilmez sanan, egoları tavan yapmış kişiler.

Gelin değiştirelim; önce disiplinsizliği parti içi demokrasi sanan kişileri disipline ederek başlayalım değişime. Saygılı olmayı ve birbirimizi sevmeyi öğreterek başlayalım değişime. Üyeliğin, üyelere vermiş olduğu hak ve yükümlülükleri denetleyerek başlayalım değişime. Ulu orta parti içi demokrasi diyerek genel başkandan başlayarak hakaret ve küfre varan eleştiri yapanları bu partiden atarak başlayalım değişime. Temel insani değerlerde başlatacağımız değişim yeniden bizi canlandıracaktır. Yok, ama bu kişilerin istediği böyle bir değişim değil. Bunların kafalarında canlandırdığı değişim kendi ikballerinin hayata geçirilebileceği bir durum yaratma çabasından öte bir şey değil.

O kadar ilginçtir ki kime sorsanız Atatürkçü ama düşünmezler ki Atatürk’ün makamında oturan onu temsil eden kişiye ağza alınmayacak hakaret ve küfürlerle, aşağılamalarla değişim diyen seviyesiz kişilikler.  Öncelikle edep gerek kişiye, parti ahlakı gerek.

Bir uyanın artık Cumhuriyet Halk Partisini yemeye çalışıyor saray, Sosyal medyaya bakıyorsun, değişimden en çok bahseden troller ve partili olmayanlar. Medya son günlerde kesintisiz bir şekilde 15 yıllık süreç içerisinde gündeme getirmediği kadar CHP yi 10 gündür gündemden düşürmüyor.  Seçim sürecinde sanki ülkece CHP diye bir parti yok veya seçimlere girmiyormuş gibi görmezden gelindi, kitlelerle buluşması engellendi. Ne hikmetse seçim sonrasında birden hatırlandı ve partiyi kutuplaştırma çabası başladı. İşin en kötüsü de partililerimiz bu yemi anında yuttu ve koro halinde değişim diye bağırmaya başladı.

Görün arttık bu bir projedir. Sarayın hayata geçirmeye çabaladığı bir projedir. Cumhuriyet Halk Partisini ve liderini itibarsızlaştırmaya çalışma çabalarıdır. Bu parti içerisinde buna izin vermeyecek dik duracak kişilerin de olduğu unutulmasın. Bizler partimize ve liderimize sonuna kadar sahip çıkacağız. İmza toplama çabası içerisine düşenleri eleştirmek istemiyorum. Sarayın oyununa gelerek ayrıştırma çabasında katkım olsun istemiyorum.

Bu sorunları konuşmanın ve parti içi mücadelenin yeri kongreler ve kurultaylardır. Daha altı ay öncesinde imzacıların oylarıyla göreve getirilen genel başkan ve pm üyelerinin gitmesi için imza toplamak, partide kaos yaratmak partiyi kutuplaştırmak yerel seçimler öncesinde kimin işine yarar bir düşünün ve öyle karar verin derim. Bu karmaşadan en karlı kimler çıkar bir düşünün ve bunu yaratanların da onlar olduğunu anlayın. Bana göre saray!

Söylemek istediğim tek şey güçlü bir Cumhuriyet Halk Partisi için disiplinli bir örgüt, tüzüğe ve parti programına saygılı bir örgüt, çalışkan bir örgüt, seçerken liyakate, emeğe, beceriye önem veren bir örgüt, kişisel siyasi ikbalini ülkenin ikbalinden önce görmeyen bir örgüt.  Eğer böyle bir örgüt yaratırsak inanıyorum ki başarılı olacağız.

Cumhuriyet Halk Partisini Atatürk’ ün emanetini sarayın entrikalarına yedirmeyelim. Güçlü bir Cumhuriyet Halk Partisi yaratmak zor değil. Sadece ve sadece; saygı, sevgi ve disiplin ile güçlü bir örgüt yapısı oluştura biliriz. Bu da partimizi iktidara taşıyacaktır.

25 Temmuz 2018 (Hayri Öztürk) 3877

Yorumlar (0)

Yorum Yaz