'Ekonomi nedir bilmez, fakiri fukarayı bilmez'

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Kim işsizliği yaratıyor? Sosyete damadı getirmişler ekonominin başına. Adam ekonomisinin E'sinden anlamıyor." dedi.

'Ekonomi nedir bilmez, fakiri fukarayı bilmez'

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Kim işsizliği yaratıyor? Sosyete damadı getirmişler ekonominin başına. Adam ekonomisinin E'sinden anlamıyor. Ekonomi nedir bilmez, vatandaşı bilmez, fakiri fukarayı bilmez. Susuzluk çekenleri bilmez. Hiçbir şey bilmez." dedi. 

Kılıçdaroğlu'nun konuşması şöyle:

Kim işsizliği yaratıyor? Sosyete damadı getirmişler ekonominin başına. Adam ekonomisinin E’sinden anlamıyor. Ekonomi nedir bilmez, vatandaşı bilmez, fakiri fukarayı bilmez. Susuzluk çekenleri bilmez. Hiçbir şey bilmez. Açıklama yapıyor. Esnaf kepenk kapatıyor ses çıkarmıyorsun. Sonra da çıkıyor istihdam seferberliği başlattık diyorsun. 25 şubatta açıklama yapıyor. 2.5 milyon kişiye yeni istihdam alanı yaratacağız diyor. 1 milyon 366 kişi işinden oldu. Bu da diyor ki ben ekonomiyi düzelteceğim diyor. Bunların ekonomisi bu. ‘İşsizlik seferberliği yaptık’ deseler anlarım.

Bir insan kendisini niye yakar. Bakınız sadece 2018 2019 rakamlarını veriyorum. 12 ocak 2018 bir vatandaş TBMM duvarının dibinde kendisini yaktı. 29 ocak 2018 balıkesirde iş bulamayan bir kişi kendisini yaktı. Çoluğum çocuğum var nasıl bir sosyal devlet diyor.

10 şubat 2018 44 yaşındaki engelli bir vatandaş Antalyada kendisini yakmak istedi. Devletin engelli kadrolarının büyük bir bölümü boş. 25 ocak 2019 işten atılan bir işçi kendisini yakmak istedi.

İşsizlik sokağa çıkamamaktır. İşsizlik umutsuzluktur. İşsizlik geleceği yurt dışında aramaktır. Çaresizliğini giderememektir. İşsizlik bütün kötülüklerin başlangıcıdır. İşsizlik ailenint emel yapısına dinamit koymaktır. İşsizlik bütün toplum değerlerinin çökmesidir. Uyuşturucu bağımlılığına sürüklenmektir. İşsizlik bir babanın çocuğunun yüzüne bakamamasıdır. İşsizlik bir çocuğunu yatağa aç yatırmasıdır. Bunlar bu travmayı biliyorlar mı acaba?

İŞSİZLİK SORUNUNU BUNLAR ÇÖZEMEZLER

Bunlar şimdi ekonominin sorunlarını çözeceğiz diyorlar. Çözemezsiniz kardeşim. 1 yılda 1.5 milyona yakın kişi işsiz kalmış, beyefendi diyor ki “şimdi de işsizliği dile doladılar.” Ne yapalım? Anlatmayacak mıyız? İşsizliği dile getirmeyeceğiz de Sarayı mı anlatacağız?. Tek adam rejiminin ülkeyi bu hale getirdiğini anlatmayacak mıyız yani? İşsizlik sorununu bunlar çözemezler. Çözmeleri için bilgi, birikim, deneyim, istişare lazım.

Niçin işsizlik patladı? Neden cumhuriyet tarihinin en büyük işsizlik olayıyla karşı karşıyayız. Daha arkası gelecek. Daha yüz binlerce kişi işinden olacak. Çünkü Türkiye’yi üretimden kopardılar. Türkiye üretimden koparıldığı için işsizlik patlak veriyor. Üretimden kopardınız, gittiniz Londra’daki bir avuç tefeciden para dilendiniz. Bitlis’teki sigara fabrikasını bile kapattılar. Belki orada 50-60 işçi çalışıyordu. Ne istediniz o işçilerden. Bütün fabrikaları kapattılar.

Eğer bir ülke fabrikada üretmezse, tarlada üretmezse, hizmet sektöründe üretmezse o ülkede işsizlik olur. Başka ne olacak ki zaten?Dışarıdan ithal et, borç para al. Dışarıdan malı getir piyasaya ver, “biz geçiniyoruz.” Nereye kadar? Çiftçi de perişan. Üretmiyor “zarar ediyorum” diyor.Sorunu nasıl çözeceklerini de bilmiyorlar. Danışsalar, oturup konuşsalar, ekonomide çözülmeyecek sorun yoktur. İstişare yapmıyorlar.Çözme birikimleri ve kapasiteleri yok.

Ve daha acı olanı, ülkenin kalkınma planı yok. Plansız bir ülke nasıl üretim yapacak? Kalkınma planı olmayan bir ülkeyiz. Bunların sayesinde. Uyarı yapan var mı? var. Ülkede üretim yapıp sorumluluk sahibi olan kişiler uyarıları yapıyorlar. Bunlardan biri TÜSİAD.

TÜSİAD’ın Yüksek İstişare Konseyi’ndeki açıklamalarından kim rahatsız oluyor? Tamam TOBB’u, KESK’i sustuyor o duruyor orada. Bunu söyleyeni dinlemesi gereken devleti yöneten kişi, TÜSİAD’a “ben sizin on yedi yıl önceki durumunuzu da biliyorum. Ama şunu bilin ki bunun hesabını sormasını da biliyorum”Devletin temeline dinamit koydun, görmüyor musun sen? Yargı bağımsızlığını yok ettin.

Kibir abidesi dediğim zaman bazı çevreler “ya bu kadar da sert eleştiri olur mu” dediler. Kibir abidesi demek, her şey benden çıkar anlamına gelir, ben olmazsam olmaz anlamına gelir. Allah kimseyi kibirli yapmasın. Alçakgönüllü olmak lazım. Mevlana’nın söylediği gibi olmak. Herkese saygı duymak. Kişinin kimliği, inancı, zengin midir fakir midir demeden. Hele devleti yönetenlerin çok daha fazla bütün insanlara saygı göstermesi lazım.

16 Mayıs’ta diyor ki “Herkesin midesini doyurduk ama neticede durum böyle. Karnını doyuruyorsunuz her türlü ihtiyacını karşılıyorsunuz, yine de oy vermiyor.” Millet akıllı kardeşim niye sana oy versin.

Kimin parasıyla kimi doyuruyorsun, asıl soru bu. Kendi cebinden mi ödüyorsun o parayı. Fakir fukaradan topladığın paralarla sosyal yardım yapıyorsun “ben seni doyurdum” diyorsun. Bunun adı kibir değil de nedir?Taksiye binerken, su içerken, bulaşık yıkarken vergi alacaksın, aldığın vergiden fakir fukaraya beş on kuruş bir şey vereceksin, “karnını doyuruyorum” diyeceksin.

Asıl 80 milyon seni doyuruyor, sen bunun farkında mısın? Dönüp kendine bir baktın mı? Yazlık sarayın var, sana o sarayı kim aldı? Kışlık sarayın var, uçan sarayın var onu sana kim aldı?

Dönüp bir de diyorsun ki “karnını doyuruyorum”. Onlar seni doyuruyorlar. Senin bütün mutfak masraflarını karşılıyorlar. Uçak masraflarını,benzinini karşılıyorlar. Bütün korumalarının masrafını karşılıyorlar. Sen kalkmışsın kibirinle “ben sizin karnınızı doyuruyorum” diyorsun. Gözüne dizine dursun, 80 milyon sana çalışıyor.

(Sözcü)

21 Mayıs 2019 (Haber Merkezi) 1346

Yorumlar (0)

Yorum Yaz