Erdoğan: Gelin şu sigarayı da bırakın!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Açılış Töreni'ne katılarak bir konuşma yaptı. 

Erdoğan: Gelin şu sigarayı da bırakın!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, “Koronavirüs ile örnek mücadelemiz sağlık turizminde Türkiye'nin önünde yeni bir fırsat penceresi açmıştır. Türkiye'yi üç kıtanın sağlık merkezi yapma hedefimizde kararlıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Açılış Töreni'ne katılarak bir konuşma yaptı. 

“YASSIADA MAHKEMELERİNİN ACIMASIZLIĞINDAN PAYINI ALANLARDAN BİRİ DE MERHUM LÜTFİ KIRDAR'DIR”

Konuşmasının başında, hastanenin şehre, ülkeye ve millete hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merhum Adnan Menderes'in yol arkadaşı, dava ve hizmet adamı Dr. Lütfi Kırdar'ı rahmetle yâd ederek 12 yıl boyunca vali ve belediye başkanı olarak İstanbul'a hizmet eden Dr. Lütfi Kırdar'ın son Menderes hükûmetinde Sağlık Bakanlığı yaptığını hatırlattı.

İstiklal Madalyası sahibi olan, ömrü ülkesine ve milletine hizmetle geçen Dr. Lütfi Kırdar'ın vefatının son derece trajik olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Yassıada mahkemelerinin acımasızlığından payını alanlardan biri de merhum Lütfi Kırdar'dır. Lütfi Kırdar, Yassıada'da birçok uyduruk davadan yargılanmıştır. Bunlardan birisi CHP'nin kışkırtmasıyla düzenlenen 28-29 Nisan öğrenci olaylarıdır. Öğrencilerin öldürüldüğü, hatta kıyma makinesine atıldığı gibi pek çok yalanın havada uçuştuğu yargılamalar sırasında Mahkeme Başkanı, Lütfi Kırdar'ı huzuruna çağırır. Mahkeme Başkanı malum Salim Başol, merhum Kırdar'a görevi ve davayla hiçbir alakası olmayan şu soruyu sorar: 'İstanbul'a büyük hizmetler yapmış bir kimsesiniz. Neden CHP'den istifa ederek Demokrat Parti'ye geçtiniz?' Merhum Lütfi Kırdar, 'Demokrat Parti...' diyerek söze başladığı esnada birden fenalaşır ve sandalyeye oturmak için izin ister. Ancak Mahkeme Başkanı buna müsaade etmez. İğrenç iftiralar ve hakaretlere maruz kalan Lütfi Kırdar'ın kalbi bu kadar haksızlığa daha fazla dayanamaz. 17 Şubat'ta iki askerin kollarında mahkeme salonundan çıkarılırken oğlu ve yol arkadaşlarının gözleri önünde vefat eder."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cenaze merasimi, İstanbul halkının darbeye karşı sessiz bir tepkisine dönüşmüştür. on binlerce İstanbullu son görevlerini ifa etmek için 27 Mayıs mağduru eski valilerinin cenazesine koşmuştur. Milletimiz nasıl ki Yassıada şehitlerini kalbine gömerken, darbecileri ve hukuk dışı kararlara imza atan hâkimleri asla affetmemişse, işte bu insanları da o derece gönlüne bağrına basmıştır" diye konuştu.

“KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR HASTANESİ İSTANBUL'UN DEPREME EN DAYANIKLI TESİSLERİNDEN BİRİSİ OLMUŞTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmî açılışı yapılan Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’nin İstanbul'un en büyük hastanelerinden biri olduğunu belirterek 1987'de 150 yataklı bir devlet hastanesi olarak hizmete açılan hastanenin zamanla yetersiz hâle geldiğini söyledi.

Eski hastanenin depreme dayanıksız olduğunun belirlendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Sismik Riskin Azaltılması Projesi kapsamında eski hastanenin yıkıldığını, yerine de ileri teknolojiye sahip, yatak kapasitesi daha yüksek, altyapı bakımından güçlü bir sağlık tesisi inşa etmeye karar verdiklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yeni hastanemizin İstanbul'a yakışır bir eser olmasının yanı sıra çevreye duyarlı, depreme dayanıklı olmasını özellikle istedik. 618 milyon liralık bir yatırımla 302 bin metrekare kapalı alana sahip beş bloktan oluşan, otoparkı, konferans salonu, yeşil alanı ve diğer özellikleriyle bu muhteşem eseri ilçemize ve İstanbul'umuza kazandırdık. Hastanemiz 145'i yoğun bakım olmak üzere bin 105 yatak kapasitesine sahip. Hastane bina zemininde bulunan 855 izolatörle İstanbul'un depreme en hazırlıklı, en dayanıklı tesislerinden birisi olmuştur.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Donanımıyla, altyapısıyla kendi alanının öncülerinden olan hastanemizde yıllık 3,5 milyon hastanın ayakta, 150 bin hastanın yatarak tedavi görmesini planlıyoruz. Burada kanser cerrahisi başta olmak üzere senede 100 bin ameliyat yapılmasını öngörüyoruz. Hastanemizi inşa edeceğimiz 150 yataklı onkoloji hastanesiyle daha da büyüteceğiz. Böylece yatak kapasitesini bin 250'ye, poliklinik sayısını ise 250'ye çıkarmış olacağız" diye ekledi.

“SALGINI EN DÜŞÜK CAN KAYBI ORANIYLA ATLATAN ÜLKELER ARASINDA YER ALDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde yaklaşık 550 bin insanın hayatına mal olan Kovid-19 pandemisinin, sağlığın ve sağlık altyapısının önemini bir kez daha gösterdiğini vurguladı.

"Salgına en gelişmiş ülkeler dâhil çoğu devlet hazırlıksız yakalanmıştır" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Fakat biz dikkat ederseniz hep bir şey söyledik; 'Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.' Ecdadımız Kanuni'nin bize vermiş olduğu bu ilhamla biz ne geliyorsa elimizden onu yaptık, yapmaya devam edeceğiz, çünkü sağlık bu denli önemli. Türkiye, işte bu salgın dönemine 40 bin yoğun bakım yatağı, 246 bin yatak kapasitesi, bin 213 bilgisayarlı tomografi cihazı, 4 bin tedavi kurumu, hepsinden önemlisi 1 milyon 100 bin sağlık ordusuyla girmiştir. Çok kısa sürede inşa ettiğimiz veya hizmete girme vaktini öne aldığımız hastanelerle sağlık altyapımızı daha da güçlendirdik. Aldığımız tedbirler ve geliştirdiğimiz yöntemler sayesinde salgını en düşük can kaybı oranıyla atlatan ülkeler arasında yer aldık."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs ile mücadeleye Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi'nin de çok büyük katkıları olduğunu dile getirerek, "Salgın tehdidi altındaki hiçbir vatandaşımızı hastane kapısından geri çevirmedik. Hiçbir hastanın tedavisini ihmal etmedik. İnsanların ilgisizlikten öldüğü, sağlık çalışanlarının maske dahi bulamadığı görüntülerin hiçbiri ülkemizde yaşanmadı" diye konuştu.

Sağlık hizmetlerinden özellikle maske, tulum, ilaç, dezenfektan, gıda gibi temel ihtiyaç ürünlerine kadar hiçbir konuda yokluk çekilmediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Sosyal güvenlik sistemimizin kapsayıcılığı ve kuşatıcılığı sayesinde vatandaşlarımızı kimi yerlerde olduğu gibi yüz binlerce dolarlık faturalarla karşı karşıya bırakmadık. Testten teşhise, tedavi ve ilaca kadar hastalıkla mücadele için gereken her şeyi insanımıza ücretsiz sunduk. Maddi imkânı ne olursa olsun, bu zorlu süreçte 83 milyonun her bir ferdine birinci sınıf sağlık hizmeti sağladık."

“ÜLKEMİZ MENŞEİLİ SAĞLIK ÜRÜNLERİNE YÖNELİK İLGİ KATLANARAK ARTIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brezilya'dan Somali'ye kadar birçok kıtada Türk malı solunum cihazları kullanıldığını belirterek, "Bunun yanında din, dil, ırk ve bölge ayrımı gözetmeden dünyanın 138 ülkesine tıbbi teçhizat ve malzeme gönderdik. Yine bu süreçte Türk mühendisleri tarafından geliştirilip Türk firmalarınca üretilen solunum cihazlarını da yapmış olduk. Şimdi bu cihazların ihracatını gerçekleştiriyoruz. Bugün kendi hastanelerimizin yanı sıra Brezilya'dan Somali'ye kadar birçok kıtada Türk malı solunum cihazları kullanılmaya başlandı. Ülkemiz menşeili sağlık ürünlerine yönelik ilgi katlanarak artıyor. Koronavirüs ile örnek mücadelemiz sağlık turizminde Türkiye'nin önünde yeni bir fırsat penceresi açmıştır. Türkiye'yi üç kıtanın sağlık merkezi yapma hedefimizde kararlıyız. Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi'nin bizi bu idealimize bir adım daha yaklaştıracağına inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu.

“VİRÜS BULAŞMA İHTİMALİNİ EN AZA İNDİRMEK MECBURİYETİNDEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgınla beraber insani münasebetlerden iş ilişkilerine, ekonomiden ulaşıma kadar her alanda hayatı derinden etkileyen yeni bir durumun ortaya çıktığını söyledi. Dünyanın bir sağlık krizinin ötesinde sosyal, ekonomik ve beşeri boyutları olan bir meseleyle karşı karşıya olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle devasa bir sorunla mücadele etmenin elbette kolay olmadığını, her ne kadar aşı konusunda yürütülen çalışmalarda ilerleme sağlansa da bir süre daha hastalıkla yaşanacağının anlaşıldığını ifade etti.

Bu gerçekle yüzleşmek ve adımları buna göre atmak zorunda olunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Daha önce de ifade ettiğimiz gibi salgınla mücadelenin en başarılı, en etkili yöntemi virüsü kapmamaktır. Günlük hayatımızı idame ettirirken virüsün bulaşma riskini minimuma indirmemiz gerekir. Şüphesiz bunun yolu da alışkanlıklarımızı değiştirmekten geçiyor. Biliyorsunuz bizim bir sloganımız var. O da 'Tamam' diyerek sloganlaştırdığımız temizlik, maske, mesafe kurallarına riayet ederek virüs bulaşma ihtimalini en aza indirmek mecburiyetindeyiz. Milletimizin bu konuda giderek daha çok bilinçlendiğini görüyoruz. Özellikle kapalı mekânlarda, iş yerlerinde, ibadethanelerde, toplu ulaşımda maske kullanımı günden güne yaygınlaşıyor. Ama şunu söyleyeyim. Bütün vatandaşlarıma diyorum ki, 'Gelin şu sigarayı da bırakın.' Bilin ki, bu sigara da koronanın bu noktada en önemli etkenlerinden bir tanesidir."

“KONTROLLÜ BİR ŞEKİLDE HAYATIMIZI NORMALLEŞTİRİRKEN TEDBİRLERİ ELDEN BIRAKMAYACAĞIZ”

Asker uğurlama törenleri ve taziyeler başta olmak üzere kimi toplu etkinliklerde istenmeyen görüntülere şahit olunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Asker uğurlama derken arkadaşınızı zehirliyorsunuz. Böyle bir yaklaşım olmaz. Bu konularda Valime de söyledim, 'İstanbul'da kesinlikle bunlara müsaade etmeyeceksiniz. Böyle bir uğurlama olduğu anda toparlayın götürün.' Çünkü biz bu insanları öyle kenarda, köşede yürürken, gezerken bulmadık. Bunlar bize Rabbimizin emanetidir. Genç, virüse karşı bağışıklık anlamına gelmez. Üzüntülü olmak, ihmalkâr davranmayı gerektirmez. Bizim inancımızda tedbirsiz tevekkül olmaz. Rehavetin sonu ya hastalık ya da pişmanlıktır. Kontrollü bir şekilde hayatımızı normalleştirirken tedbirleri elden bırakmayacağız. Vatandaşlarımızı salgına karşı dikkatli olmaya, kurallara riayet etmeye davet ediyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi'nin bir şifa kaynağı olması temennisinde bulunarak bu eserin inşasında emeği geçenleri tebrik etti, burada görev yapan sağlık personeline de başarılar diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Dr. Lütfi Kırdar gibi hayatlarını bu millete ve şehre hizmete adamış tüm siyasetçileri ve büyükleri de rahmetle yâd ettiğini dile getirdi.

“ŞEHİR HASTANELERİMİZ DÜNYADA SAYILIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından hastanenin servis yetkililerine bağlanarak bilgi aldı. Hastane hakkında verilen bilgileri dinleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim şehir hastanelerimiz, bunu iddialı bir şekilde söylüyorum, Avrupa'da bir numaradır, dünyada ise sayılıdır. Hamdolsun, biz bu noktaya gelmiş bulunuyoruz. Bundan sonra ise icraatlarımızla bu hastanelerimiz sağlık turizminde çok ciddi bir çekim alanı oluşturacaktır" diye konuştu.

Yeşilköy'deki hastaneyi 45 günde yaptıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dedik ki 'Uçak ambulanslarla hastalar Yeşilköy Havalimanı'na insin, hemen yürüme mesafesinde oraya gidiversin.' Bir de dedik ki, 'Şöyle Sancaktepe'de de bir tane yapalım. Orada da askerî havaalanı vardı. Askerî havaalanına gelsin, yürüme mesafesinde yine orada tek katlı, tek odalı malum hastanemiz var. Bütün ileri teknoloji ve sağlık teknolojisiyle her ikisi de bin 8’er odalı bu hastanelerimizle sağlık turizminde bir sıçramayı yapalım.' Daha ilerisini düşünelim dedik. Çam-Sakura Şehir Hastanesi'ni de İstanbul'da Avrupa Yakası'nda yaptık. Anadolu Yakası'nda da Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanemiz aynı teknolojiye sahip. Burada da herhangi bir sıkıntı yok. Sabiha Gökçen hemen şurada. Aynen yürüme yolu. Allah göstermesin fevkalade bir durum olduğu anda mesela dün Sakarya'dan bilmiyorum, yanık için niçin farklı yere gittiler? Hâlbuki yanık için merkez burada güçlü bir şekilde var. Ya bilmiyorlar."

“DOKTORLARIMIZIN, HEMŞİRELERİMİZİN SAYISINI ARTIRMAMIZ GEREKİYOR”

Geçmişte yanık tedavilerinde İstanbul’da çok sıkıntılar çekildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunlar bizden önceki olaylar. Yani düşünün bir yanık merkezi koskoca GATA'da İstanbul'da yoktu. Şimdi hastanelerimizde yanık tedavi merkezlerimiz var. İşte bunlardan bir tanesi de Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanemizde. Gerek travmatolojik bütün tedaviler gerek yanıklarda buralarda ciddi neticeler alacağız" değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Sağlık Turizmi Kliniği Sorumlusu Mehmet Mustafa Altıntaş'a bağlanarak çalışmaları hakkında bilgi aldı.  Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra Onkoloji Binası'nda tomoterapi alanına bağlandı. Burada Göğüs Hastalıkları Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu Dr. Sevda Cömert'ten çalışmaları hakkında bilgi alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin solunum cihazlarını süratle üretir hâle geldiğini ve ciddi siparişler almaya başladığını kaydetti. MR, tomografi ve ultrasonografi cihazlarının da üretiminin yapılması gerektiğini vurguladı.

Göğüs Cerrahisi Sorumlusu Dr. Kadir Burak Özer'den de çalışmaları hakkında bilgi alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özer'in yurt dışındaki eğitimi sırasında edindiği bilgileri insanlığın yararına kullanacağına inandığını dile getirdi. Radyasyon Onkolojisi Kliniği Sorumlusu Dr. Gökhan Yaprak ile de bir bağlantı gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Allah gayretinizi ziyade etsin inşallah. Biliyorsunuz doktorlarımızın bizim değerlerimizde çok önemli bir yeri var. Hastalarımız her şifa buluşunda doktorlarımıza ayrı ayrı dualar yaparlar. O dualar da en büyük zenginliğimizdir" ifadelerini kullandı.

Anjiyografi Ünitesi'nde İnme Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Erdem Gürkaş'tan çalışmaları hakkında bilgi alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "İnme merkezlerinin sayısını ülkemiz genelinde artırmamız gerektiği gibi, aslolan birinci derecede insan sayısı, yani hocalarımızın, doktorlarımızın, hemşirelerimizin sayısını da süratle artırmamız gerekiyor. Bu da tabii birer hoca olarak sizlere düşüyor. Gerek Fransa'da gerek Çin'de almış olduğunuz bu eğitim öğretimi ülkemizdeki kardeşlerimize, arkadaşlarımıza sizin de vermeniz çok büyük önem arz edecektir. Ben de şahsım milletim adına sizlere teşekkür ederim."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Organ Nakli Merkezi Sorumlusu Dr. Hasan Fehmi Küçük ile gerçekleştirdiği bağlantının ardından organ naklinin çok önemli bir alan olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Geçmişte Türkiye'de böyle transplantasyon gibi bir olayın cereyanı hiç konuşulmazdı. Böyle bir şey olsa hemen Amerika, hemen Avrupa... Ama şimdi ülkemizde bunun yapılıyor olması bizleri çok çok sevindirmekte. Hele şimdi şehir hastanemizde sizlerin böyle bir adımı başarılı bir şekilde sürdürüyor olmanız da bizleri ayrıca sevindiriyor. Kutluyorum, tebrik ediyorum."

Bağlantıların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan açılış kurdelesini; Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İl Başkanı Bayram Şenocak, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Recep Demirhan, yüklenici firma temsilcileri ve diğer yetkililerle birlikte kesti.

4 Temmuz 2020 (Haber Merkezi) 1820

Yorumlar (0)

Yorum Yaz