Erdoğan'dan Baykal'a teşekkür

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "CHP eski Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal’a Libya konusunda gösterdiği devlet adamı tavrı için ayrıca teşekkür ediyorum" dedi.

Erdoğan'dan Baykal'a teşekkür

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "CHP eski Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal’a Libya konusunda gösterdiği devlet adamı tavrı için ayrıca teşekkür ediyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında, eski CHP genel Başkanı Deniz Baykal’a Libya konusundaki tavrı nedeniyle teşekkür etti. Erdoğan, "CHP eski Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal’a Libya konusunda gösterdiği devlet adamı tavrı için ayrıca teşekkür ediyorum" dedi.

Deniz Baykal, Türkiye'nin Libya'ya asker gönderme kararını değerlendirerek, "Dış politika hamasetle ve husumetle olmaz. Libya'nın daha önceden yanında olmalıydık. Nasıl hata yapılıyor diye bakmamız lazımdı. Libya'yla yapılan askeri anlaşmamız çok önemli, emeği geçen herkesi kutluyorum" demişti.

Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

Bu dönemin en önemli özelliklerinden biri iç-dış politika ayrımının ortadan kalkmış olması.

Suriye’de, Libya’da ve Irak’ta ülkemizin bekası için her şeyi yapmaya kararlıyız.

Biz Suriye’de Libya’da macera peşinde değiliz. Emperyal heveslerimiz hiç yoktur. Gözümüz petrol ve para hırsızla kör olmuş değildir.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye, izlediğimiz politikaya verdiği destek nedeniyle teşekkür ediyorum. CHP eski Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal’a da Libya konusunda gösterdiği devlet adamı tavrı için ayrıca teşekkür ediyorum.  

Barış Pınarı harekat bölgesinde terör örgütü küçük çaplı saldırılarını halen sürdürüyor. Biz ahdimize bağlıyız. Şu anda bize verilen sözlerle sahadaki durum arasında büyük farklılıklar bulunuyor. Gerekirse harekatlar kaldığı yerden sürer. 

Rejimin saldırılarından kaçan 400 bin İdlibli Türkiye'ye doğru harekete geçti. Dünyaya sesleniyorum, bu mazlumların ne zaman yanında yer alacaksınız? BM ne zaman görev bilinciyle adım atacak? Söylememize rağmen atılan bir adım yok. Geçtiğimiz günlerde Rus muhataplarımızla görüşmelerimiz neticesinde İdlib'de yeni bir ateşkes ilanında başarılı olduk. Bundan önceki ateşkesleri bozan hep rejimdi. Bu defa durum farklı. Siyasi sürecin ilerlemesini engellemeye çalışan rejimi kan döken eylemlerinden vazgeçirmek herkesin sorumluluğu. Gerekirse rejimin ateşkesi bozma girişimlerini bizzat önlemekte kararlıyız.

Libya harita üzerinde uzak gözükebilir ama bizim için uzak bir yer değildir. Osmanlı'nın önemli bir parçası olmuştur. Libya ile derin tarihi ve sosyal bağlarımız vardır. Kimse bizden ülkemizden yardım isteyen Libyalı kardeşlerimize sırtımızı dönmemizi bekleyemez. Bu ülkede darbeci Hafter'e tabi olmayan kardeşlerimiz var. Hafter onları yok etmek istiyor. Hafter'in etnik temizliğe tabi tuttuğu Osmanlı bakiyesi Köroğlu Türkleri de var. Hafter onları da yok etmenin peşinde.

Libya'daki ecdad torunlarına sahip çıkmak görevimiz. Amacımız Libya'daki tüm kardeşlerimize karşı sorumluluklarımızın farkındayız. Bizim de zor günlerde onların yanında olmamız gerekiyor. Bu ülkedeki Türk varlığından habersiz olanları gördükçe milletimiz adına üzülüyoruz.

Türkiye ve Rusya olarak başlattığımız inisiyatifle epey gayret gösterdik. Dün Moskova'da yapılan görüşmelerde Trablus hükümeti yapıcı tavır gösterdi. Buna rağmen darbeci Hafter ateşkesi imzalamaya yanaşmadı. Önce 'evet' dedi, sonra Moskova'yı terk etti, kaçtı. Bundan sonrası sayın Putin ve onun ekibine ait. Biz sözümüzün arkasında durduk, ama darbeci Hafter masayı terk etti. Sürdüğü şartlar gerçek yüzünü gösteriyor. Ateşkesi reddetmesi bizi hiç şaşırtmadı.

Önümüzdeki günlerde darbeci Hafter ile ülkenin meşru yönetimi arasında yapılacak tercihleri dikkatle takip edeceğiz. Ülkenin meşru yönetimine ve Libya'daki kardeşlerimize saldırılarını sürdürmesi halinde, darbeci Hafter'e hak ettiği dersi vermekten de asla geri durmayacağız.

Montrö Sözleşmesine göre gemi trafiğini engelleme hakkımız bulunmuyor. Şehrin iki yakasındaki deniz trafiğini engellemek de mümkün değil. Ülkemizi Boğaz'daki bu tehlikeli sorunla başbaşa bırakamayacağımıza göre alternatif üretmeliyiz. 2011 yılında milletimize sözünü verdik. 2023 hedeflerimizden biri olan Kanal İstanbul'u yapmakta geç bile kaldık.

 

 

GAZİKENT27 YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLUN TAKİP EDİN

https://www.youtube.com/channel/UCUS10fdomKzRNgFg3wqtEMg?view_as=subscriber

14 Ocak 2020 (Haber Merkezi) 1203

Yorumlar (0)

Yorum Yaz