Günümüz Türkiye’sinde eski günleri özlemek...

Değerli okurlarım; değerlerin, saygı ve sevginin, insan ilişkilerinin yok olduğu günümüz Türkiye’sinde eski günleri özlememek elde değil.

Günümüz Türkiye’sinde eski günleri özlemek...

Değerli okurlarım; değerlerin, saygı ve sevginin, insan ilişkilerinin yok olduğu günümüz Türkiye’sinde eski günleri özlememek elde değil.

Toplumsal değerlerimizin neredeyse yok olduğu günümüz Türkiye’sinde eski günleri özlememek mümkün değil,

Kültürel değerlerimizi yitirdiğimiz günümüz Türkiye’sinde eski günleri özlememek mümkün değil,

Eskiden, toplum olarak beraber ağlardık, beraber gülerdik, hüzünlerimizi de sevinçlerimizi de birlikte paylaşırdık,

Biz duygusu hâkimdi toplum olarak hepimizde,

Siyah beyaz televizyonlarda konu komşu toplanır toplu olarak film seyredilirdi,

Milli maçlarımızda,

Milli müsabakalarımızda toplum olarak sevinir,

Toplum olarak hüzünlenirdik,

Belki birçok koşul,

Birçok durum şimdi ki kadar iyi değildi,

Belki teknolojik koşullar şimdi ki kadar yoktu,

Fakat bir şey vardı,

İnsana saygı,

İnsana sevgi,

İnsana güven,

İnsani ilişkiler,

Şimdi kültürel yozlaşmanın tavan yaptığı bir dönemi yaşıyoruz,

Ahlaki değerlerin iflas ettiği bir dönemi yaşıyoruz,

Sadece kendine Müslüman olan bir dönemi yaşıyoruz,

Şimdi birçok şey teknoloji sayesinde hayatımıza girdi,

Hayatımızda, teknoloji sayesinde birçok şey kolaylaştı,

Peki, mutlu muyuz?

Huzurlu muyuz?

Güvende miyiz?

Bir birimize samimi miyiz?

Birbirimize güven duyabiliyor muyuz?

Yarınlarımıza güvenle bakabiliyor muyuz?

Hayır!

Örneğin bundan 20 yıl öncesine değin, bir şehit haberi duyulsa toplum olarak yas ilan ederdik,

Televizyonların sağ veya sol üst ekran köşelerinde siyah amblem gösterilirdi

Komşu da bir cenaze olsa bir hafta televizyonu açtırmazdı büyüklerimiz,

Komşunun yasını ve acısını paylaşmak için,

Mahalleyi bir kenara bırakalım,

Aynı bina da oturuyoruz, hiçbirimiz karşı komşumuzu tanımıyoruz,

Her gün şehit haberleri geliyor neredeyse, toplum olarak hiçbirimizin kılı kıpırdamıyor,

Hiçbirimizin umurunda değil o kadar ki duyarsızlaştırıldık,

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın ruh hali,

Öyle bir toplum inşa edildi ki adeta üzerine top düşse bana ne diyecek kadar duyarsızlaştırıldık,

Gemisini kurtaran kaptan misali bir toplum halini aldık,

Kime güveneceğini bilmiyor insan,

Bundan 20 yıl geriye gidelim,

Cami imamları mahallelerin, köylerin kanaat önderleri arasında yer alırdı,

Günümüz Türkiye’sinde gerçek hakiki din görevlilerini ayırıyorum,

Birçoğunda her türlü hokkabazlık mevcut,

Her türlü sapkınlık ve sapıklık mevcut,

Tarikatına bakıyorsun fuhşiyatın ve sapkınlığın içerisinde,

Cemaatine bakıyorsun öyle,

Ordumuz muteberdi,

Günümüzde maalesef ordumuzu da bu cemaatler ve tarikatlar sayesinde itibarsızlaştırdık,

Ve buna hep birlikte göz yumduk duyarsız kaldık,

Ordu şuan gelinen nokta itibariyle neredeyse siyasi iktidarın oyuncağı haline geldi,

Oysaki şanlı Türk ordusu siyasete alet edilmeyecek kadar kutsal bir makamdı, şahsen benim gözümde her zaman ordu en kutsal makamlardan birisidir.

Siyasi iktidar şimdi halkın tepkisinden ve korkusundan neredeyse şehit cenazelerini halktan kaçırır pozisyonunda,

Küçük bir devlet töreni oldubitti yallah,

Kısaca kaybolan kültürel değerlerimizi özlüyoruz,

Kaybolan ahlaki değerlerimizi özlüyoruz,

Kaybolan sosyal değerlerimizi özlüyoruz,

İnsana saygıyı,

İnsana sevgiyi,

İnsana güveni,

İnsani ilişkileri özlüyoruz.

Velhasıl kelam “biz” olma bilincini özlüyoruz.

 

 

GAZİKENT27 YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLUN TAKİP EDİN

https://www.youtube.com/channel/UCUS10fdomKzRNgFg3wqtEMg?view_as=subscriber

13 Şubat 2020 (Haber Merkezi) 1255

Yorumlar (0)

Yorum Yaz