Nereye gidiyoruz!

Değerli okurlarım gün olmaya ki bir acı haber işitmeyelim.

Nereye gidiyoruz!

Değerli okurlarım gün olmaya ki bir acı haber işitmeyelim. Dün beş gencecik fidanımız şehit oldu, ocaklar söndü, ciğerler dağlandı, anaların babaların yüreği parçalandı, eşlerin hayalleri yok oldu,

Ülkem ateş çemberinde sanki!

Ürkütücü, endişe ve kaygı verici boyutlara ulaştı son iki aydan bu yana yaşanan olaylar ülkemde.

Akşam uyuyoruz;

Sabah gözümüzü;

Ya bir cinayetle,

Ya bir intiharla,

Ya şehit cenazeleriyle,

Ya da zamlarla açıyoruz.

 

Hakikaten biz nereye gidiyoruz.

Ülke olarak bu yolculuğun sonu nerede bitecek.

Siyasiler sessiz,

İş dünyası sessiz,

Medya kör, duymaz, işitmez ve yalaka,

Sanatçıların yarısı yalaka biat etmiş,

Bir diğer yarısı sindirilmiş, bir kaçı hariç,

Akademisyen ve eğitimciler sindirilmiş,

Hâkim, savcı avukatlar özgür değil, hukuk ayaklar altında bağımsızlığından eser kalmamış,

Kurum amirleri, müdürleri, memurları sindirilmiş,

Türk ordusu adeta pasifize edilmiş,

Üst rütbeli subaylar sindirilmiş,

Gözünüzü nereye çevirseniz nereye baksanız Erdoğan,

Sağa bakıyorsunuz Erdoğan,

Sola bakıyorsunuz Erdoğan,

Arkaya bakıyorsunuz Erdoğan,

Öne bakıyorsunuz Erdoğan,

Her kulvarda Erdoğan,

Cumhurbaşkanı Erdoğan,

Genelkurmay başkanı Erdoğan,

Yargıtay başkanı Erdoğan,

Danıştay başkanı Erdoğan,

Sayıştay başkanı Erdoğan,

Anayasa Mahkemesi başkanı Erdoğan,

YSK başkanı Erdoğan,

YÖK başkanı Erdoğan,

ÖSYM başkanı Erdoğan,

STK başkanları Erdoğan,

İş dünyasının liderleri Erdoğan,

Dışişleri bakanı Erdoğan,

İçişleri bakanı Erdoğan,

Maliyeden sorumlu ekonomi bakanı Erdoğan,

Enerji bakanı Erdoğan,

Sağlık Bakanı Erdoğan,

Kültür ve Turizm bakanı Erdoğan,

Spor Bakanı Erdoğan,

Tarım ve Köy İşleri bakanı Erdoğan,

Emniyet Genel Müdürü Erdoğan,

Diyanet işleri başkanı Erdoğan,

Kısaca ülkenin bütün birim, kurum, kuruluş amirleri, müdürleri ve memurları Erdoğan,

Tv yi açıyorsunuz Erdoğan,

Gazetenin ilk sayfaları manşetten Erdoğan,

Haberleri açıyorsunuz Erdoğan,

Radyoyu açıyorsunuz Erdoğan,

25 Aralık tepeleri ortaya çıkar, Erdoğan masum kumpas kuruldu Erdoğan’a, Bu nedir diye sorarsınız inanmazlar üstelik seni fırçalarlar, O ses kayıtları montaj derler,

Çiftçiye halini arz etmeye kalkınca,

Çiftçiye hakaret eder,

Ananı da al git der,

Çiftçi suçlu dersiniz

İşsizlikten insanlar intihar eder şov yapıyor dersiniz,

İşsizlikten insanlar kendini yakar şov yapıyor dersiniz,

Resmi ve gayri resmi ülkeni 5 milyon Suriyeli resmen işgal etmiş durumda,

Muhacir kardeşlerimiz dersiniz,

Zamlardan,

Vergilerden,

Hayat pahalılığından,

Geçim sıkıntısından inim inim inlersiniz gıkınız çıkmaz yine Erdoğan dersiniz,

Ülkenin PKK kadar en büyük belası Fetoyla yıllarca kol kola yürür bakanı, başbakanı amiri memur, belediye başkanı yine Erdoğan dersiniz,

Bu Feto şerefsizi yüzünden binlerce, yüz binlerce masum insan mağdur olur yine Erdoğan dersiniz,

Başkanlık sistemi;

Ülkenin,

Cumhuriyetin,

Demokrasinin temeline dinamit koymak anlamına gelir bir ülke tek adam rejimi kaderine terk edilemez deriz,

Sizi gidi gidi hain muhalifler Erdoğan düşmanları,

Erdoğan ne derse ne yaparsa doğru yapar dersiniz.

Ülke yoklukla,

Açlıkla mücadele ederken;

1000 odalı saraylarda yaşar, itiraz ettiğimiz zaman itibarda tasarruf olmaz dersiniz,

Ülkemiz ve yüce İslam dini tarikatların, cemaatlerin eline teslim edilemez deriz,

Sizi din düşmanları ne istiyorsunuz bu dinden dersiniz,

 

Peki bugün gelinen noktadan memnun musunuz?

AKP’ye ve Erdoğan’a destek olan oy veren;

Bakkal Ahmed emmi,

Kasap Memet dayı,

Çiftçi Ökkeş abi,

Fabrikada açlık sınırı altında çalışan Mustafa kardeşim,

İşiz gezen Ali bey,

Tarlada çalışan Ayşe teyze,

Açlığa, yokluğa ve yoksulluğa mahkûm edilen Fatma bacı,

E kusara bakmayın derim 82 milyonun kaderini bir adama teslim ederseniz

O zaman da ağlamayacaksınız,

Sızlamayacaksınız,

Dert yanmayacaksınız,

Biz uyarırken hain diyordunuz,

Biz uyarırken,

Muhalifler diyordunuz,

Biz uyarırken,

Bozguncular diyordunuz,

Yapmadığınız hakaret, küfür ve ağır söz kalmıyordu,

Gözünüz dönmüş ve adeta adamı ilah edinmiştiniz,

Kiminiz Peygamber,

Kiminiz mehdi,

Kiminiz İslam’ın halifesi diyordunuz.

Oysaki bizim tek derdimiz ülkemizdi,

Türkiye’mizin bekasıydı,

Vatanımızın huzuruydu,

Şimdi ortada ne beka kaldı, ne huzur...

Biz istedik ki kimse açlığa mahkûm edilmesin,

Biz istedik ki kimsenin çocuğu öksüz kalmasın,

Biz istedik ki analara ağlamasın,

Ocaklara ateş düşmesin,

Yuvalar yıkılmasın,

Bir tek cana mala zarar gelmesin,

Bir tek kişi aç kalmasın,

Kimse kendini açlıktan yokluktan ve çaresizlikten kendini yakmasın,

Bu ülkenin taşı da bizim toprağı da bizim dedik,

Biz ülkemiz içim mücadele ederken,

Siz bir tek adamın ikbali ve istikbali için mücadele ettiniz,

Biz ülkemiz içim mücadele ederken,

Kiminiz makamlarınız ve koltuklarınız için mücadele ettiniz,

Biz ülkemiz içim mücadele ederken,

Siz günü birlik menfaatiniz için mücadele ettiniz,

Adam kendini neredeyse ilah gibi gördü alkışladınız,

Bakanı yüce kitabımız Kur’an’ı Kerim’in ayetleriyle dalga geçti bakara-makara dedi, görmezden, duymazdan ve bilmezden geldiniz,

Sizin görmezden, duymazdan ve bilmezden geldiğiniz tek adama 17 yıldan beri sonsuz destek ve yetki vermeniz ülkenin bu hale gelmesinde en büyük etken oldu.

Ve atı alan Üsküdar’ı geçti.

 

 

 

 

11 Şubat 2020 (Haber Merkezi) 1032

Yorumlar (0)

Yorum Yaz