Taşdoğan, Otizm'e dikkat çekti

MHP Gaziantep Milletvekili Muhittin Taşdoğan, Otizmli çocukların sorunlarını meclis gündemine taşıdı.

Taşdoğan, Otizm'e dikkat çekti

MHP Gaziantep Milletvekili Muhittin Taşdoğan, Otizmli çocukların sorunlarını meclis gündemine taşıdı.

Ülkemizde 1 milyondan fazla otizmli olduğunu ve bu istatistiklerle birlikte farkındalık seviyesinin de gün geçtikçe artmaya devam ettiğini belirtti. Taşdoğan meclis kürsüsünden yaptığı konuşmasında şunları söyledi:

"Otizmli birey olmak nasıl bir durumdur. Otizm onun yalnızca bir parçasıdır, tamamını tek başına anlatamaz. Onun algılarında düzensizlikler vardır, günlük hayatta sizlerin farkına bile varamayacağınız sıradan görüntüler, hareketler, ışıklar, sesler, kokular, tatlar ve dokunuşlar onu çok rahatsız edebilir. Kendilerini ifade etmekte zorlanırlar. Kelime haznesi sınırlıdır, anlayış ve sabır göstermelisiniz. Dil onun için çok zor olduğundan görsel odaklıdır. Yapması gereken şeyleri söylemek yerine ona göstermelisiniz. O soyut düşünemez ve dili sadece sözcüklerin anlamına göre yorumlar.

Otizmin, O’nun farklı yeteneklerini görmenize engel olmasınamüsaade etmeyin. Yapamadıkları yerine yapabildiklerine odaklanın ve bunlar üzerinde gelişmesini sağlamaya çalışın. Otizme bir eksiklik olarak değil, farklı bir yetenek olarak bakmaya çalışın. Sohbet sırasında gözlerinize bakmıyor olabilirler. Ama yalan söylemezler. Oyunlarda hile yapmazlar, arkadaşlarıyla dalga geçmezve insanlara önyargılarla yaklaşmazlarbiliyor muydunuz?

Evet Otizm“bir gelişim bozukluğudur” diyebilirdim. Ancak bu şekilde daha anlaşılır olduğu kanaatindeyim. Bilim adamları nedenlerini henüz tam olarak tespit edemese de otizmin genetik bir altyapısı olduğu görüşü ağır basar. Dünyada her 68 çocuktan biri otizmli olarak dünyaya gelmektedir. Ülkemizde ise 1 milyondan fazla birey otizmlidir ve bu istatistiklerle birlikte farkındalık seviyesi de gün geçtikçe artmaya devam etmektedir. Otizmli çocuklar da diğer tüm çocuklar gibi büyür, öğrenir ve ebeveynlerinin, öğretmenlerinin, kardeşlerinin, arkadaşlarının ve doktorlarının sevgisini, sabrını ve anlayışını gördüklerinde gelişerek daha parlak bir geleceğe sahip olabilir

Ya Down Sendromu  bu da hastalık değilsadece genetik bir farklılıktır. En anlaşılır ifadeyle, normal bir insan vücudunda 46 kromozom bulunurken Down Sendromlu bireylerde bu sayı 47 dir. Dünyada 6 milyonun üzerindeDown Sendromlu birey yaşamakta, her 800 çocuktan biri down sendromlu olarak dünyaya gelmektedir. Ülkemizde de yaklaşık 100 bin down sendromlu birey bulunmaktadır.Down sendromlular genel olarak yaşıtlarından daha yavaş büyüseler ve zihinsel gelişimleri geriden gelse bile, uygun eğitim programları ile toplumsal hayata katılabiliyor, katkıda bulunabiliyor ve çeşitli başarılar kazanabiliyorlar.Ve bu durum onların duygularında eksiklik olduğu anlamına gelmiyor. Her iki durumun da çocuğun yetişme tarzı, ailenin sosyo-ekonomik düzeyigibi etkenlerle hiçbir ilgisi bulunmamakta her toplumda, her coğrafyada, her kültürde her millette ve her ailede görülebilmektedir.

Bu durumlar yaşam boyu etkisini göstereceğinden dolayı bireyin gelişimine yönelik en etkili yöntem, erken yaşta teşhis ve sonrasında yürütülecek özel eğitim süreçleridir. Bunun için erken teşhis ve acil durumlarda müdahale tekniklerine öncelik verilmelidir. Erken yaşta eğitime başlanması, çocuğun yetenekleri ve gereksinimleri dikkate alınarak, bireysel özel eğitim programları hazırlanması ve uzman kişilerce uygulanması, günümüzde bilinen tek tedavi yöntemidir. Ailelerin bu özel eğitim sürecine katılması ve desteği de büyük önem taşıyor. Ayrıca etkileri yaşam boyunca süreceğinden dolayıailelerin bilgilendirilmesi ve desteklenmesi hayati önem taşır.

Otizm ve Down Sendromu olan bireylerin ailelerine bakıldığında bu ailelerin hem maddi hem manevi anlamda beklentiler içerisinde olduklarını görmekteyiz.Verilen bu önerge ile hem Otizmli hem de Down Sendromlu bireylerin tüm sorunlarınıntespiti ve çözüm getirilmesi,onların yaşamlarına olumlu katkılar yapılarak hayata tutunmalarını büyük bir vazife olarak görüyoruz.

Bu ailelerin öncelikle üzerinde yoğunlaştıkları beklentiler eğitim alanındadır. Aileler, çocuklarının gereksinimlerini karşılayacak, bağımsızlıklarını artıracak yoğun bireysel eğitimin sağlanmasını istemektedirler. Özellikle sabır ,anlayış ve mümkün olduğunca sevgi ve ilgi en etkili sonuç için mecburidir. Down Sendromu ve Otizm hem dünya hem de ülkemiz için sorundur. Fakat Down Sendromlu ve Otizmli bireyler bizim kıymetimizdir.Onları anlamaya çalışacağız ve koşulsuz seveceğiz Çünkü buna değerler. Ancak sevgimizle, anlayışımızla yol gösterirsek yol alabilirler."

Editör: Turgut Bozgeyik

 

7 Kasım 2018 (Haber Merkezi) 928

Yorumlar (0)

Yorum Yaz