USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Dünya

Türkiye-ABD temaslarının şifreleri: Gizli gündemler, çelişkili açıklamalar...

İmamoğlu krizinin bütün yakıcılığıyla devam ettiği günlerde, Türkiye ile ABD arasındaki diplomasi trafiği hızlandı. Zamanlama manidar olsa da açıklamaların satır aralarında bundan çok daha fazlası vardı.

Türkiye-ABD temaslarının şifreleri: Gizli gündemler, çelişkili açıklamalar...
27-03-2025 15:09
27-03-2025 17:22
Google News

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali ve ardından gelen tutukluluk süreciyle tırmanan toplumsal gerilim, yalnızca Türkiye içinde değil, uluslararası ilişkilerde de yankı buldu. Ancak bu kez alışıldık tepkilerden farklı bir tablo ortaya çıktı:

Batı dünyası, Türkiye'de yaşanan olaylar karşısında sessiz, ABD Başkanı Donald Trump ise siyasal iktidara desteğini gizleme gereği bile duymuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Trump arasında 16 Mart’ta gerçekleşen telefon görüşmesinin ardından, Türkiye ve ABD arasında diplomatik trafik hız kazandı. 23 Mart’ta Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Baş Danışmanı Akif Çağatay Kılıç, Washington’da temaslarda bulunurken, 25 Mart’ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüştü.

Görünüşe göre, Dışişleri Bakanı Fidan'ın 25 Mart'ta Washington’da yaptığı kritik temasların arka planında, yalnızca diplomatik nezaket değil, 'derin siyasi hesaplar' yatıyor. 

Türk ve ABD'li yetkililer arasındaki temaslar, İmamoğlu krizi, aşağıda bahsedeceğimiz 'PKK-Hamas denklemine dair sinyaller' ve ABD’den gelen, 'Türkiye'den iyi haberler geliyor' söylemi, akıllara takılan pek çok soru işareti ile birlikte iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin ve yeni yöntemlerin ipuçlarını veriyor.

ERDOĞAN-TRUMP GÖRÜŞMESİNİN ARDINDAN...

Erdoğan ile Trump arasındaki görüşme 16 Mart’ta, İmamoğlu krizinden yalnızca iki gün önce gerçekleşti. Görüşmenin ardından İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Rusya-Ukrayna, Suriye, PKK, F-35 ve F-16 programları” gibi başlıkların ele alındığı söylendi. Ancak dikkat çeken nokta, açıklamada Gazze ya da İsrail’in hiç anılmamasıydı. Ayrıca, ABD tarafından görüşmeye ilişkin bir açıklama da yayınlanmadı.

Erdoğan’ın “çok verimli bir görüşmeydi” ifadelerinin ardından 18 Mart’ta CHP lideri Özgür Özel, TBMM'de, “Filistin davasını Trump için satma!” diyerek tepki gösterdi. Ancak, ne Cumhurbaşkanlığı ne de ABD tarafı bu iddialar açık bir yanıt vermedi.

Öte yandan Başkan Trump, Türkiye’ye büyükelçi olarak, uzun yıllardır yakınında yer alan isimlerden biri olan gayrimenkul zengini Tom Barrack’ı atadı. Barrack, Trump’a, “Türkiye gibi kadim bir medeniyete beni atadığınız için teşekkür ederim” dedi. Trump ise 'Erdoğan’a yönelik açık bir destek' olarak yorumlanabilecek, “İyi bir ülke, iyi bir lider” yorumunu yaptı.

Peki, bu destek bir rastlantı mıydı? Görünüşe göre hayır.

"TÜRKİYE'DEN İYİ HABERLER GELİYOR..."

22 Mart’ta Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Trump’ın Erdoğan’la görüşmesini 'muhteşem ve dönüşümsel' olarak niteledi. “Türkiye’den çok iyi haberler geliyor” dedi. Ancak sözü edilen bu 'iyi haberlerin içeriği' hâlâ kamuoyuna açıklanmadı.

23 Mart’ta, İmamoğlu'nun tutuklanarak cezaevine konulduğu gün, Erdoğan’ın dış politika başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ABD’ye gitti, 25 Mart'ta Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz ile görüştü. Aynı gün daha da önemli bir başka görüşme gerçekleşti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile ABD'li meslektaşı Marco Rubio Washington'da bir araya geldi. İki liderin, bu son derece kritik görüşmenin ardından basın toplantısı düzenlememeleri dikkat çekiciydi.

RESMİ AÇIKLAMALARIN SATIR ARALARI

ABD Dışişleri Bakanlığı, görüşme sonrası bir açıklama yayınladı. Bu açıklamada, pek çok şeyin yanı sıra, "Türkiye’deki tutuklamalar ve protestolarla ilgili endişeler” dile getirildi. Ancak bu önemli gelişmeye açıklamanın son cümlesinde yer verildi. Asıl odak, Suriye’deki durum, 'İran tehdidi' ve IŞİD’le mücadeleydi.

Türk Dışişleri kaynaklarına göre ise görüşmede Gazze, savunma işbirliği, ve devlet başkanları düzeyinde ziyaretler ele alındı. Ancak bu noktada ilginç bir çelişki ortaya çıkıyor. Türk tarafı bu konulara değinildiğini söylerken, ABD’nin resmi açıklamasında bu konulara dair hiçbir vurgu bulunmuyor.

Buna karşılık, ABD’nin Suriye’de İran’a dair kaygılar üzerinden somut güvenlik garantileri istediği anlaşılıyor.

PKK-HAMAS DENKLEMİ Mİ?

Trump'ın danışmanlarının açıklamalarına göre, Hamas’ın silah bırakması hâlinde siyasete dahil olabileceği vurgulandı. Bu açıklama, Ankara’nın “PKK silah bırakırsa siyasi faaliyetlerine devam edebilir” söylemiyle örtüşüyor.

Bu durumda akıllara şu soru geliyor:

Türkiye ile ABD arasında örtülü bir PKK-Hamas anlaşması zemini mi oluşturuluyor?

SONUÇ: FİDAN NE ALDI?

Fidan’ın Washington temaslarından çıkan sonuç şu şekilde özetlenebilir:

- ABD, Türkiye'de yaşananlara dair 'endişelerini' iletti, ancak net bir tepki göstermedi.

- Türkiye ise Gazze, savunma işbirliği, ve devlet başkanları düzeyinde temasları gündeme getirdi, fakat ABD bunu teyit etmedi.

- Suriye ve İran meselesinde ortaklıklar ve ayrılıklar olduğu göze çarpıyor.

- Fidan’ın ziyaretiyle eş zamanlı olarak ABD'den gelen 'iyi haberler' mesajı ile neyin kastedildiği henüz bilinmiyor.

Görünen o ki, Erdoğan-Trump hattında yeniden inşa edilen ilişki, kamuoyuna açık değil; fakat perde arkasında, gizli gündemler üzerinden sessizce ilerliyor.

 

 

* Bu haberin içeriğinde, Gazeteci Murat Yetkin imzasıyla Yetkin Report adlı haber ve analiz sitesinde yayımlanan kronolojik bilgilerden yararlanılmıştır.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
PUAN DURUMU TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ TÜMÜ
Günün Karikatürü