Eeeeeyyyy KADINLAAAAARRR !

Eeeeeyyyy KADINLAAAAARRR !

Bugün 8 Mart KADINLAR GÜNÜ imiş.

Dün akşam da REGAİP KANDİLİ, yani, İslâm Peygamberi MUHAMMED’in anasının RAHMİNE düştüğü GÜN imiş.
Bu vesileyle çok kısaltarak aldığım HADİSLERİ aşağıda bilgilerinize arz ediyorum.

Okuyun da, ne halde olduğunuzu anlayın !

İSLÂM’ın KADINLARA BAKIŞI.
HADİSLERLE KADINLARIN HÂLİ AHVÂLİ:

1-Kadınlar arasında iyi bir kadın, yüz tane karga arasında alaca bir KARGA gibidir. (Enes r.a. (Sahih-i Buharî)

2-Kadınların dinleri ve akılları eksiktir. (Sahih-i Buharî)

3-Erkek evlatlarınıza (suda) yüzmeyi ve (silah kullanmayı) atıcılığı öğretiniz. Kadınlarınızın evlerinde iplik büküp meşgul olması ne güzel meşguliyettir. Anan ve baban çağırdıkları zaman, önce ananın yanına git. (Zira ana, babadan ziyade yardıma muhtaçtır) (Deylemî)

4-Kadınları göze çarpar mevkilere oturtmayın. Kitabeyi öğretmeyin. Onlara yün örmeyi, eğirmeyi öğretin, Nûr Sûresi’ni belletin. (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz’ül Ehâdîs)

5-En büyük düşman, seninle aynı yatakta yatan karınla, satın aldığın köle ve cariyendir. (Deylemî: Ebi Malik el’Eş’ari “r.a.”)

6-“Bundan sonra” Dünya, tatlı bir yeşilliktir. Muhakkak ki, Allahu Tealâ, sizleri, dünyada birbirinize halef kılar ve nasıl âmel yapacağınıza bakıcıdır. Aldatıcı dünyadan ve kadından (fitnelerinden) korkun. Çünkü Beni İsrail arasında çıkan ilk fitne kadın yüzündendir…. (Tirmizî: Ebi Saîd “r.a.”) 
Fitne = 1-Bela, sıkıntı, 2-Ayartma, azdırma. 3-Fesat, ara bozma. 4-Dinsizlik, cânilik. 5-Ceza, 6-Delilik. 7-Güzel kadın, güzel yüz.

7-Kişinin malında, hanımında ve çocuğunda, kendisi için fitne vardır. (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz-ül Ehâdis)

8-Benden sonra (gelecek) insanlar içerisinde, erkeklere, kadınlardan daha zararlı bir fitne ve belâ bırakmış değilim. (Tirmizî: Usame “r.a.”)

9-(Mirac’a çıktığım zaman) cennete muttali oldum. Onun ehlinin çoğunun fakirler olduğu gördüm. Cehenneme de muttali oldum; onun ehlinin (sakinlerinin) çoğunun da kadınlar olduğu gördüm. (Buharî)

10-Cennetin kapısında durdum. Bir de baktım ki, girenlerin çoğu yoksullardır. Zenginler de, Arasat’ta hapsedilmiş duruyorlar. Cehennem ehli ise tutulmuyor, cehenneme sürülüyorlar. Cehennem kapısında durdum. Baktım ki, girenlerin çoğu kadınlardır. (Buharî (5196) Müslim (2736) İmam-ı Nevevî, Riyâz’üs-Sâlihin Tercümesi. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz’ül Ehâdîs)

11-“Ateşe muttali oldum. Baktım ki, ateşte bulunanların çoğu kadınlardı”. Bu arada kadınlar, “neden durum böyledir, yâ Resûlullâh ? diye sordular. Bunun üzerine Resûlullâh, “Çokça lânet okurlar ve kocalarının iyiliklerini inkâr ederler” diye cevap verdi. (Müslim ve Buharî, İbni Abbas’dan. İmam Gazâlî, İhyau Ulumi’d-din’de)

12-Ebû Said el-Hudrî (r.a): Rasûlüllah (s.a.v.) Kurban veya Ramazan Bayramında namazgaha çıktı, bu sırada kadınlara da uğradı: “Ey kadınlar topluluğu sadaka veriniz, zira sizin cehennemliklerin en çoğu olduğunuz bana gösterildi” buyurdu. Onlar: “Niçin böyledir Ey Allah’ın Rasûlü ?” dediler. “Laneti çok yapar, kocaya nankörlük edersiniz. Sizden biriniz kadar, sağlam bir adamın aklını çelebilen dini ve aklı eksik görmedim” buyurdu. Onlar: “Ey Allah’ın Rasûlü, dinimizin ve aklımızsın eksikliği nedir” dediler. “Kadının şahitliği, erkeğin şahitliğinin yarısı değil mi ?” buyurdu. “Evet” dediler. “İşte aklının eksik olması budur. Kadın âdet gördüğünde namaz kılamaz, oruç tutamaz değil mi ?” buyurdu. “Evet” dediler. “İşte bu da dininin eksik olmasıdır” buyurdu” demiştir. (Müttefekun Aleyh Hadisler. Buhârî ve Müslîm’in ittifak ettiği hadisler)

13-Ey Kadınlar topluluğu ! Sadaka veriniz ve çok istiğfar ediniz. Çünkü ben, Cehennem halkının çoğunun sizlerden olduğu gördüm. (Müslim, İman 34/132 – İbn Mace, Fiten 19/4003)

14-İbn Abbas şöyle demiştir: “Şahitlik ederim ki, Hz. Peygamber, vaaz verdikten sonra kadınlara duyuramadığını düşünerek, Bilal ile birlikte kadınların yanına gitti. Onlara, sadaka vermelerini emretti. Kadınların kimi küpesini, kimi yüzüğünü çıkarıp atmaya başladılar. BİLAL, onları eteği içinde topluyordu” (Sahih-i Buhârî Muhtasarı)

15-Peygamberimiz, kocalarının izni olmaksızın kadınların, (yabancı kimselerle) konuşmalarını menetmiştir. (Taberanî)

16-Bir kadın, kocasının izni olmadan evden çıkarsa, kocası kendisinden hoşnut oluncaya kadar, güneş ve ayın üstüne doğduğu her şey, ona lanet eder. (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz’ül Ehâdis)

17-Hangi kadın, kocasından izinsiz olarak evden çıkarsa, evine dönünceye yahut kocasının rızasını alıncaya kadar Allah’ın gazabı onun üzerinde olur. (Hatîb)

18-Kadın avrettir. Binânaleyh kadın, evinden çıktığı zaman onu sapıtmak için şeytan gözetlemeye yeltenir. (Tirmizî, hasen ve sahih olduğunu söyledi. İbni Hibban da İbni Mes’ud’dan rivayet etti. İmam Gazâlî, İhyau Ulumi’d-Din)
Avret= İnsanın gösterilmesi ayıp olan yeri. Avrât= (Avret’in çoğulu) Kadınlar

19-Kadınların dışarıya çıkmakta hiçbir nasipleri yoktur. Ancak, mecbur olan kadın, yani hizmetçisi olmayan kadın müstesna. İki bayramda (Ramazan ve Kurban bayramlarında) kocalarının izni ile ana ve babalarını ziyaret için evden çıkabilirler ve yolların kenarlarından yürürler. (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz’ül Ehâdîs)
Nasib= 1-Pay, hisse. 2-Birinin elde edebildiği şey. 3-Allah’ın kısmet ettiği şey.

20-Abdullah (r.a.) de: Resûl-i Ekrem buyurdular ki: “Kadın (örtünmesi gerekli olan) nâmahrem (lerden) dir. (Dışarı) çıktığı vakit şeytan onu (şehevi hareketlere teşvik için) takip eder” (Hadîsi, Tirmizî rivayet etmiştir.)
21-Ey Esma ! Kadın, hayız görecek çağa geldi mi, ondan ancak yüzünün ve ellerinin görülmesi doğru olur, başka yeri değil. (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz’ül Ehâdîs)

21-Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kadın, yanında namahremi olmadan bir gün bir gecelik yolda yalnız gidemez. (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz’ül Ehâdîs)

22-Bir kadın, yanında kocası veya mahremi (nikâh kendine caiz olmayan yakını) bulunmaksızın iki günlük mesafe için sefere çıkamaz. (Buharî)

23-Kadınlarınızdan (size itaat etmesi için) az giyim ve az zînet kullanmak suretiyle yardım isteyin. Çünkü, kadınların elbisesi çok olur. Zîneti de kendilerini güzel kılarsa dışarıya çıkmaktan hoşlanırlar. (Adiyy: Enes “r.a.”)

24-Gençlik, deliliğin bir parçasıdır. Kadınlar ise, şeytanın kemendi (tuzağı) dır. (Ahmed Ziyâüddin Gümüşhânevî, Râmûz’ül Ehâdîs)

25-Kadın, şeytan oklarından bir oktur. Kim güzel bir kadın görüp de Allah’ın rızasını kastederek gözlerini yumarsa (bakmazsa) akabinde Allah ona lezzet duyacağı bir ibadet lütfeder. (Ahmed Ziyâüddin Gümüşhânevî, Râmûz-ül Ehâdis)

26-Muhakkak kadın, yüzünü (size) ŞEYTAN suretinde çevirir, ŞEYTAN suretinde arkasını döner. Sizden biriniz, hoşunuza giden bir kadın gördüğü zaman hemen evine gitsin. O, onun nefsindekini giderir. (Müslim)

27-Kadınlara hayrı tavsiye ediniz. Zira kadın, eğri bir kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburganın en eğrisi yukarı kaburga kemiğidir. O kaburga kemiğini düzeltmeğe çalışırsan kırarsın. Hali ile bırakırsan aynı eğrilikte kalır. Öyle ise kadınlara hayrı tavsiye ediniz. (Buharî, Müslim ve Tirmizî rivâyet etmiştir) : Ebi Hureyre “r.a.”)

28-Uğursuzluk, bir şeyde olsa olsa, ancak evden, kadından ve binek atından olur. (Buharî, Müslim)

29-Uğursuzluk üç şeyde vardır: Kadında, evde ve atta. (Ebu Davud, Tıb 24/3922. Müslîm, Selam 34/115. Buharî, Nikâh 17/4805)

30-Önünden geçen köpek, eşek, aybaşılı kadın, Yahudi, Nasranî, Mecusî, hınzır, namazı keser. (Namaza mâni olur). Aranızda bir taş atımı kadar mesafe varsa, namazı kesmez. (Mani olmazlar) (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz’ül Ehâdîs)

31-Erkekler, kadınlara itaat ettikleri zaman helâk olmuşlardır. (Ahmed: Ebi Berke “r.a.”)

32-Başlarına kadın geçiren kavim, katiyen iflah olmaz. (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz’ül Ehâdîs)

33-(Mühim işlerde) kadına itaat etmek (ve sözü ile hareket etmek) nedamettir. (İbni Asakir: Aişe “r.a”)

34-Ölüler arkasında bağırıp çağıran ağlayıcı kadın, ölmeden önce tövbe yapmazsa, kıyamet gününde üzerinde katrandan bir gömlek ve uyuzdan bir ruh olduğu halde (kabrinden) kaldırılacaktır. (Müslim)

35-Eğer kadınların, erkeklerin (şehevi hislerini tahrik etmek suretiyle) kalblerini meşgul etmeleri olmasaydı, Allah’a hakkıyla ibadet olunurdu. (Deylemî: Enes “r.a.”)

36-Sünnet olmak, erkekler için sünnettir. Kadınlar için de, asalettir. (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz’ül Ehâdîs)

37-İkinci koca, onun balından; kadın da, onun balından tatmadıkça, birincisine (boşayan kocaya) helâl olmaz. (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz’ül Ehâdîs)

38-Hazreti Enes (r.a.)’den, Ümmü Habîbe şöyle demiştir:
-Ya Resûlüllah, dünyada iki kere evlenen bir kadın öldükten sonra her iki kocası cennete girdiklerinde, bu kadın ilk kocasının mı, yoksa son kocasının mı olacaktır ?
Peygamber Efendimiz:
-Muhayyerdir; dünyada kendisiyle (iyi geçinen) güzel ahlâklısı, cennette kocası olur. (Hadîsi, Taberânî, Bezzar da muhtasar olarak rivayet etmişlerdir.)

8 Mart 2019 (Mümtaz Şahin) 1041

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

İSLÂMÎ Yaşam ENDEKSİ

LAYT bi Yazı:

YALLOZLUK bu değilse başka nasıl veya ne olabilir?

İSLÂMÎ ve İNSÂNÎ … !?

HARAMDIR ulan, HARAM !

KARANLIKTAN ve KARGAŞADAN YUNUS EMRE’ye SIĞINMAK

YETER artık SEVİNDİĞİNİZ !

MÜSLÜMANOFOBİYA !?

ALLAH'ın EVİNDE KATLİAM !