HAZMEDEMİYORUZ

HAZMEDEMİYORUZ

Yaklaşık üç yıl önceydi. Bir fabrikanın önünde, sabah saat 07.00 suları. Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklandığı günün sabahı. Fabrikanın bekçisine dönüp, “Görüyor musun, yine gazetecileri tutukladılar, cezaevine yolluyorlar” dedim. Niyetim hem sohbet, hem tepkiler nasıl biraz da olsa anlamaya çalışmaktı. “Abi cezaevleri eskisi gibi değil, Cuma günleri bir cemaat oluyor, Ulu Cami’de bile yok” dedi hayranlık ve coşkuyla…

Kırk yıl kalsa böyle bir yanıtla karşılaşacağım aklıma gelmezdi. Şaşırdım ancak şaşkınlığımı dile getiremedim. Gazetecinin tutuklanması falan hiçbir şey ifade etmiyordu. Cuma cemaatinin cezaevinde yoğun olduğunu söylüyordu ama insan hür olmadan Cuma namazı kılamazdı, bunun farkında değildi. Ayrıca cezaevlerinin niye bu kadar dolu olduğunun bilincinde ise hiç değildi. Nereden başlayıp ne anlatacağımı bilemediğim için oradan uzaklaştım.

İşte bunu hazmedemiyorum.

Konuşanın, ağzını açanın cezaevlerine yollandığını görmezden gelip, hür olmadan Cuma namazı kılınmayacağını bile bilmeyenlerin cezaevi cemaatine güzellikler düzmesini hazmedemiyorum.

El kadar bebelere tecavüz edip, hatta öldürüp mahkemeye giderken kravat takıp ceza indirimi almasını hazmedemiyorum.

Onlarca insanın katilini ekranlara çıkarıp, saf bir bebekmiş “aslında ben iyi bir adamım yufka yürekliyim” diye kendisini aklamaya çalışması karşısında susan gazetecileri hazmedemiyorum.

Tüzüğünde “Birey, aile ve toplum çıkarlarını ve haklarını birlikte gözetmek ve korumak, refahı yaygınlaştırmak, sosyal devlet anlayışımızın bir gereğidir. Merhametli ve hakkaniyetli sosyoekonomik düzenin tesis edilmesi sosyal adalet anlayışımızın esasını oluşturur” yazan MHP’nin bireye, aileye ve toplum çıkarlarına ters düşen her şeyi onaylamasını hazmedemiyorum.

Her fırsatta demokrasiden bahseden Kılıçdaroğlu’nun parti içinde bile demokrasi bırakmayıp, tüm delegasyonu kendi belirleyip, sadece kendini seçecek üyelerle kurultaya gide gide en sonunda tek aday tek adam olarak CHP’ye Genel Başkan seçilmesini hazmedemiyorum ama bu otokrasi zaferini de kutluyorum.

İnsanlar açlıktan çöp kutularını kurcalarken, Vatan Millet Sakarya edebiyatı yapanları hazmedemiyorum.

Kendi kusurlarını görmezden gelip sürekli karşısındakini terbiyeye sokmaya çalışanları hazmedemiyorum.

“Mini etek giymesinler tahrik oluyorum” diye saldırganlaşıp, kendi ahlaksızlığını sapkınlığını başkasının üzerine atan alçakları hazmedemiyorum.

Kadını savunurken bile “Şu o.ç. bir kızı taciz etmiş, ifşa edelim” şeklinde cümle kuran aymazları hazmedemiyorum.

Ülkede onca cami bomboş dururken Ayasofya ile başkalarını kaşımaya ya da bir dünya kültürünü bir ümmete mal etmeye ne gerek vardı diyenlere, hain yakıştırması yapılıp, çekemiyorlar, hazmedemiyorlar, içimizdeki Bizanslılar denmesi sığlığını hazmedemiyorum.

İstanbul’u Bizanslılardan ikinci kez kurtaran ve Ayasofya’yı tapuya cami olarak kaydettiren Atatürk’e lanet okuyan bir lanet olasıcayı bu ülkenin din işlerinin başında görmeyi hazmedemiyorum.

Aynı kişinin görevimi yaptım deyip üvey torunun dedeye helalliğine hüküm verme sapıklığını hazmedemiyorum.

Aynı kişinin her türlü tecavüze, hukuksuzluğa, hırsızlığa, din dışı duruma susma lanetini üzerine almasını hazmedemiyorum.

Velhasılıkelam bugünkü bağımsızlığını, bugünkü Ayasofya’yı kendisine kazandırana lanet okuyup, kendini köle gibi kullanana minnet duygusu besleyen kıt akıllarla,

Çocukmuş, kadınmış, kızmış, erkekmiş demeden, hiçbir ahlaki ve vicdani sorumluluk hissetmeden saldıran, tecavüz edenlerle,

Ellerine geçen her fırsatta hayvanlara eziyet, işkence hatta tecavüz eden canilerle,

Kendi annelerine, kız kardeşlerine, hatta kızlarına ya da oğullarına bile sapkınlık edenlerle,

Bu ülkeyi batı ve onların maşaları yağmalanırken ‘batı bizi kıskanıyor’ diyen zavallılarla,

“Ver yiyeyim, ört yatayım, bekle canım çıkmasın” zihniyetiyle, tembelliği, bedavacılığı kendine düstur etmiş onursuz varlıklarla,

Şahsi çıkarını her şeyden üstün tutan şahsiyetsizlerle aynı havayı solumayı

HAZMEDEMİYORUM.

HAZMEDEN KİŞİLİKSİZLERİ DE HAZMEDEMİYORUM.

İNANÇ DÜNYASI

Araştırmalara göre dünyada

2,2 milyar Hristiyan (yüzde 32)

1,6 milyar Müslüman (yüzde 23)

1,1 milyar Dinsiz (yüzde 16)

1 milyar Hindu (yüzde 15)

500 milyon Budist (yüzde 7)

14 milyon Yahudi (yüzde 0,2)

Bunlara ek olarak Afrika, Amerika, Asya ve Avustralya'da geleneksel dinlere inanan 400 milyon kişi (yüzde 6) var.

58 milyon kişi (yüzde 1) ise Jainizm, Sihizm, Şintoizm, Taoizm, Tenrikyo ve Zerdüştlük inancına sahip

Ve Ayasofya bu yönüyle de bir dünya mirasıydı. 2.2 milyar Hristiyan için de önemli bir kültürel değerdi. Yaptığımız bu hamle ile 2.2 milyar kişiyi yok sayıp onların inancını aşağıladık ve 2.2 milyar kişiyi kaşıyıp kışkırttık.

İşte hep birlikte insanca birbirimizin değerlerine saygı duyup yaşamak varken bu tahrikçiliği de

HAZMEDEMİYORUM.

HAZMEDEMİYORUZ…

27 Temmuz 2020 (Deniz Yusuf) 1922

Yorumlar (1)

Yorum Yaz
yüreğine sağlık
Gülo27 Tem 2020 23:51:24

DİĞER YAZILAR

BRÜTÜS’ÜN HAKKI İNCE’YE Mİ?

LANET OLSUN!!...