KARDAN ADAM MI KARDAN POLİTİKA MI YAPILMALI?

Karaca Bozgeyik

KARDAN ADAM MI KARDAN POLİTİKA MI YAPILMALI?

Kar, bir “Afet” değil! Doğanın, toprağa ve bütün canlılara bir hediyesidir. Yüzyıllardan gelen bir birikim ve deneyimle: ”Kar yılı Var yılı” demiş, öncekilerimiz.
Kar, tarımsal faaliyetlerin olmazsa olmazıdır.
Kar; Yeraltı sularının çoğalması, barajların dolması, tarımsal verimliliğin artmasıdır, toprağın bereketidir.
Kar, şehirlerde yaşayanlar için yorucu bir mücadeledir aynı zamanda. Yolların kapanmasıdır. İş’e gidememektir, kaza geçirmektir, yolda kalmaktır. Soğuktur, üşümektir. Evi olmayan, yakıtı olmayan için bir çiledir. Geliri olmayan için zulümdür.
Kar’ı Sevinç’le karşılayabilmek için hayatın içinde ondan zarar görebilecek bütün canlıların durumunu düşünmek ve önlem almak gerekiyor. Bunu da yapacak olanlar öncelikle merkezi yönetim ve yerel yönetimlerdir. Ve tabi ki bu önlemlere uyacak ve destekleyecek vatandaşlar olarak hepimiz.
Kar’ı Sevinç’le karşılamalıyız ondan fayda göreceğiz.
Kar’ı dayanışma içinde karşılamalıyız ondan zarar görebiliriz.
Oluşabilecek zararlara rağmen maalesef bu doğa olayında da ayrışıyoruz.
Bir “Afet” var. Biz bunu en az zararla nasıl atlatırız hesabı yapılmalı iken! ”Karşının hanesine zarar, benim haneme yarar”, hesabı yapılıyorsa bu olmaz! Bu bir “Maç” değil, Afet! Önlem almazsak dayanışma içinde olmazsak hepimiz zarardayız, kaybederiz.
Yaşadığımız şehirlerde verilen “kamu hizmetinin” belediye başkanının hanesine yazılması ya da yazılmaması bizi mutlu ediyor, neden?
Adı üstünde, büyük harflerle yazıyorum: KAMU HİZMETİ!
Kamu: Hep, herkes, bütün, hepimiz, ülkemiz...demek. Bir “felaket” anında verilen hizmetin hiç bir ayrıcalık gözetmeden herkese eşit şekilde ulaşması demek.
Bütün ülkemizi saran kar fırtınasından etkilenmeyen şehir yok gibi. Bu esnada yapılması gereken herkesin elbirliği ile bu fırtınadan en az etkilenerek nasıl çıkarızı düşünmesi gerekir.
Siyaset yapmak bu kadar basitleştirilmemeli: ”Senin başkanın başarılı benimki başarısız.”
Arada “can’la baş’la çalışan o emekçilerin emeğine yazık; Greyder şoförünü, kepçe oparetörünü, ambulans şoförünü, sağlık çalışanlarını, işlerinden evlerine dönen işçileri, vatandaşları....,düşünün! Bütün yük onlarda; Her zaman olduğu gibi emekçinin sırtında!
Hayatta bütün çabası işinden evine,evinden işine gitmekte olan vatandaşa; Kendi belediye başkanınıza alkış tutturup diğer belediye başkanına yuh çağırtmayın! Politika yapmak böyle “ucuz” olmamalı.
Bir gerçek var ki; Ülkenin nerdeyse bütün kamu hizmetlerini yapan kurumları ya kapatıldı ya özelleştirildi. Köy Hizmetleri gibi koca bir kurum yok şimdi mesela. Bütün yollar, neredeyse özel şirketler tarafından yapılıyor. Bakım ve onarım bile özelleşmiş! Böyle olunca bir afet durumunda makina parkına dönüp bakıldığında kaç greyder kaç makina bulabilirsiniz. Eli kürek tutabilen kaç İşçi çağırabilirsiniz.
Yanlış giden bir şeyler var!
En küçük çatının bile mühendislik hesaplamasından kaçınmışız ki, çatılar çöküyor.
Ortada bir “Afet” varsa, o afettten ancak hep beraber çıkabiliriz.
Kardan yaptığımız adamlar gün geliyor eriyor. Kardan yaptığımız politikalarda eriyecek. Geriye biz kalacağız. Biz, hepimiz!!
Yolların kapanmasının hiç kimseye faydası olmaz. Hele hele diyalog yollarının kapanması, bizi “ötekileştirir”, ”kutuplaştırır”, ”yoksullaştırır.”
Yani Kar’ı Sevinç’le karşılayıp felakete dönüşmesini hep beraber önleyebiliriz. Sonra, hayatın gerçek sorunlarına karşı politik farklılığımızı konuştururuz.

26 Ocak 2022 (Karaca Bozgeyik) 1129

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

HAYDİ!

GÖRMEZDEN GELMEK

KENDİ ARAMIZDAKİ SORUNLAR

“BEN İYİ BİRİ DEĞİLİM”

BİZ

YARIN DEĞİL BUGÜN

NORMAL

BAHAR

GÜNEŞİN SOFRASINDA DOSTLARIN ARASINDA