Osmanlı’dan daha güçlü bir devlet gelir mi?

Burhan Bozgeyik

Osmanlı’dan daha güçlü bir devlet gelir mi?

Osmanlı Devleti tarih sahnesinden çekilmesine rağmen hâlâ gündemde. Osmanlı Devleti’ni çok seven bazı kimseler, onun vefatına bir türlü inanmıyor ve Osmanlı Devleti’ni canlandırmanın hayalini kuruyor. Evvelâ bu arkadaşlara bir çift söz söyleyelim, sonra asıl konuya gelelim: Arkadaşlar, evet ben de Osmanlı Devleti’ni çok seviyorum, ancak şu gerçeği kabul edelim. İnsanlar gibi, devletler de ölür. Osmanlı Devleti de vefat etti. “İnnalillah ve innâileyhirâciûn…”

Biz “Osmanlı Destanı” kitabımızda bu devletin yükselme ve çöküş sebeplerini de inceledik. Yükselme sebeplerine baktığımızda son derece net bir şekilde şu gerçeği görmekteyiz: Osmanlı Devleti, ne vakit İslâm’ın hakikatlerine ve Kur’an’a sım sıkı sarılmışsa ilerlemiş, ne vakit Kur’an’dan elini gevşetmişse gerilemiştir.

Osmanlı Devleti, insanlık tarihindeki gelmiş geçmiş en büyük devletlerden biridir. Terekesinden tam 42 devlet çıkmıştır. Peki tekrar böyle muhteşem bir devlet gelir mi? Osmanlı’dan da güçlü bir İslâm devletinin ortaya çıkma ihtimali var mı? Evvelâ şahsî kanaatimi peşinen söyleyeyim, sonra devam edelim: Şahsî kanaatime göre, Osmanlı’dan da güçlü, hem de kat kat güçlü bir İslâm devleti gelir. Bunu AllahuAzimüşşân’a imanımıza dayandırıyoruz. Cenab-ı Hakk’ın bir ismi de “Sultan”dır. Allahu Teâlâ, Sultanlar sultanıdır. Bütün devletler de Allah’ın bilgisi, izni ve iradesi dahilinde ortaya çıkmakta ve ölüp tarih sahnesinden çekilmektedirler. Cenab-ı Hak murad ettiğinde de Osmanlı’dan güçlü bir İslâm devleti ortaya çıkar. Allahu Teâlâ’nın emirlerine uymak ve Hakîm ismi dairesinde hareket etmek şartıyla…

İslâm’da devlet kurmak bir numaralı farzdır. Hâkeza adına Halife, Emire’lMü’minin, İmam-ı Kebir denilen devlet reisini seçmek de farzdır. Bu kuruluş ve seçimin nasıl olacağı da Kur’an’a ve Sünnet’e dayanarak tafsilatıyla açıklanmıştır.

Kanaatime göre insanlık yeni bir devreye girmiştir. Buna C(K) Ö - C(K) S, yani “Koronadan (corona) Önce – Koronadan (corona) Sonra)” da diyebiliriz. Şimdi herkes bir hesap yapmakta. Herkesin bir hesabı varsa, Allahu Teâlâ’nın da bir hesabı var. “Vemekerû ve mekerallah, vallahuhayru’lmâkirîn”, eninde sonunda Allah’ın dediği olur ve olacak.

Şu anda dünyada 62 İslâm ülkesi var. Bunlar ittihad ettiği, başlarına da İslâm’ın hükümlerine uygun şekilde bir imam (reis, halife) seçildiği, böyle bir birlik Kur’an’a ve Hadis’e hüve hüvesine uyduğu vakit, dünyanın en muhteşem bir gücü doğmuş demektir. Biz 30 yıldan beri bu gerçeği yazıyoruz. “İslâm Çağı Başlıyor” kitabımızı okuyanlar bunun hayal olmadığını göreceklerdir. Osmanlı’nın terekesinden 42 devlet çıkmıştı, öyle bir İslâm gücünün şemsiyesi altında belki de yüz devletten fazlası toplanacaktır.

Tarafsız bütün tarihçilerin ve araştırmacıların ittifakla söyledikleri gibi, Osmanlı’nın hayatta olduğu devrelerde bütün hükmettiği topraklarda huzur, emniyet ve refah hâkimdi. Osmanlı gittikten sonra o toprakların hiçbirinde insanların yüzü gülmedi. Zira Osmanlı, her ne kadar devlet reisinin işbaşına gelmesi şeklî itibarıyla şer’î hukuka uymasa da, adalet, eğitim, ticaret ve sair sahalarda Kur’an’a ve Sünnet’e uymaya riâyet ediyordu. Adalet mülkün temeli idi. Fütuhat için giden askerler, geçtikleri arazilerde yedikleri üzümün parasını üzüm çubuğuna bağlayıp öyle yollarına devam ediyorlardı. Osmanlı’nın hükmettiği yerlerde adalet vardı, imar vardı, can, mal, namus emniyeti vardı. Halk, “mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var!” diyordu.

İşte adına ister D-62, ister “Cemahirâ-i Müttefikâ-i İslâmiye” deyin, ister “İslâm Birleşik Cumhuriyeti” deyin, ne derseniz deyin, bütün Müslümanları tek şemsiye altında toplayacak bir oluşum, dünyanın en büyük süper gücü olacaktır. O devletteki adaleti ve insana değer veren yapısını gören sair devletler de toplu şekilde İslâmiyet’i kabullenecek ya da o çatının altında yer almak isteyeceklerdir. Böylece bu İslâm devletinin bünyesindeki devletler sayısı Osmanlı’nın iki mislinden fazla olacaktır. “Lâ taknatuminrahmetillah”, yeter ki biz Sultanlar Sultanı’na layık kullar olalım…

30 Mart 2020 (Burhan Bozgeyik) 1078

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Bayram namazı

Yâ Kuddûs!

“Eski Hamam! Eski Tas!” Olmayacak

Değerli insanların kıymetini bilelim

“Allah! daim Allah!”

Evlerimizden nasıl çıkmalıyız?

Bir kere de “Allah!” deyin!

Şimdi okuma, tefekkür ve muhasebe zamanı

İnsanlığa son çağrı!