RÜZGAR

Karaca Bozgeyik

RÜZGAR

Rüzgar esmiyor, hava çok basık, nefes alamıyoruz. Rüzgar oluşturmalı!
Rüzgarın oluşması için havanın yer değiştirmesi gerek, insanın değil!
Ne var ki, meseleyi yanlış anlayanlar kendileri yer değiştiriyor. Dolayısıyla esmesi gereken rüzgarın oluşması için insanlar bir araya gelip çözüm bulmalıydılar! Ne var ki kendi “hava sahasını” kapatarak rüzgarı önleyenler yüzünden çözüm gecikiyordu.
Rüzgar için yol yöntem bulunmalıydı.
Birisi çıkageldi:
-O benim!
-O sen değilsin diyemedim.
-Bilinçaltıma gönderdiğin mesajları aldım ve çıktım geldim hadi beraber yürüyelim “rüzgar üretelim”.
İş’e bak sonunda beni biri anlamış, o da yanlış anlamış dedim içimden.
-Ben aslında ilkeler üzerinden rüzgar üretilmesi gerektiğine inanıyorum, kişi veya kişiler üzerine yoğunlaşırsak hava sahaları kapatılınca rüzgar oluşmuyor.
-Ama ben tek başıma”rüzgar” oluşturabilirim, çalışıyorum.
-Çalışman çok değerli, herkes çalışmalı bütün bu çalışmalar “rüzgar” oluşturmaya yetmez, “rüzgar” bir ‘asgari müşterek’ üzerinden estirilmeli, herkes “havasını” oraya üflemeli!
(İçimden düşündüm: Ben bu kadar sabırlı değildim! Bu kibir bu kendini önemseyen dil bu alçakgönüllülüğüm üzerinde tepinen “alçaklığa” tahammül edebiliyor olmam, hayırdır inşallah! Çözüm için geldiğini söyleyip yeni bir sorun olmaya “aday” birisi!)
-Sorun bir araya gelemeyişimiz, ben herkesin “havasını söndürebilirim” ben iyiyim, ben başarabilirim dedi.
-Doğru bir araya gelemeyiş ciddi bir sorun ancak bu tesbiti biliyor olmak rüzgarı oluşturmaz. Herkesi bir araya getirecek bir kişiye değil herkesi bir arada tutacak bir “değere” ihtiyacımız var. Sonra herkesin “havasını söndürmeye” değil sabırla güvenle herkesin havasına ihtiyaç var.
Bir rüzgara ihtiyaç vardı. Bir araya gelip rüzgarı oluşturacaklar, tek başlarına rüzgar olacaklarına inandırmışlardı kendilerini.
Ve bu inanışı mağrurluk ile besleyince “rüzgar” için tırmanılması zor bir tepe oluşuyordu.
Vadideki otlar kuruyor, umutlar sararıyordu. Bir rüzgar oluşturmalıydı. O rüzgar yağmur yüklü bulutları getirmeliydi. Yağmur yağmalıydı. Umutlar yeşermeliydi.
Rüzgar olmaya çalışanlar rüzgarı geciktirdiklerinin farkında değillerdi.
Bir “bütçeye” ihtiyaç vardı. İçinde; Bilgi, kültür, öngörü, hoşgörü, liyakat, güven, saygı, sevgi, vicdan, vefanın olduğu bir bütçe. ”Bütçe” eksikti! Bunlar ne zaman bir araya getirilecekti.
Zaman daralıyordu!
Rüzgar esmezse göç başlayacaktı. Açıp haritayı bakmalı nerede rüzgar esmekteydi.
Herkes “kendi havasındaydı”, rüzgar esmiyordu! O güzelim vadideki umutlar sararıyordu. ”Göç” kapıdaydı!
Rüzgar esmeliydi.

17 Ekim 2021 (Karaca Bozgeyik) 998

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

UZAKLAŞMAK

SONBAHAR

ERHAN ABİ...

YAZDIKLARIMIZ...

İŞİM GEREĞİ

“ABİ,BAKAR MISIN”

ESKİ ÖĞRETMENLERİMİZ

YOL TARİFİ

12 EYLÜL