ŞAŞKINLARA ŞAŞKINIM !

ŞAŞKINLARA ŞAŞKINIM !

Bugünlere bol bol, FAKİR bir çocuk ve onun yanında da ALTIN mikronla FAKİRLER için DUA eden bir MÜSLÜMAN Arap resimleri yayınlanıyor ve ACIKLI bir hâl yaratılmaya çalışılıyor.

Hiç kanmayın ve hiç ŞAŞIRMAYIN.
Aksini düşünüp mevcut durumu tersine çevirmeye falan da kalkışmayın.
Bu gayretiniz yüzünden GÜNAHA girmiş olmayın.

Çünki, KUR’AN'daki Allah, bunun böyle olmasını istiyor.
Ve işte bu Allah, “ben istediğimi ZENGİN, istediğimi FAKİR; istediğimi VEZİR, istediğimi de REZİL ederim” diyor
Ve gayet açık bir şekilde AYIRIM yaparak;
"Kiminizi kiminizden ÜSTÜN tuttuğunu" söylüyor.

Onun için, bırakın dua falan etmeyi.
Allah'a AKIL mı öğreteceksiniz veya O'na TALİMAT mı vereceksiniz ?
Ya da dualarınızla, Allah’ı, KUR’AN’da söylediklerinden vaz mı geçireceksiniz?

Bakın işte o dedikleri:

“(Ey Muhammed) Rabbin rahmetini onlar mı taksim edip paylaştırıyorlar ? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz taksim ettik. Birbirlerine iş gördürmeleri için KİMİNİ KİMİNE DERECELERLE ÜSTÜN KILDIK … “
(43. Zuhruf Sûresi 32. âyet)

“Allah DİLEDİĞİNE rızkı bol verir, DİLEDİĞİNE de ölçülü verir … “ (13. Ra’d Sûresi 26. âyet)

“Allah rızk bakımından KİMİNİZE KİMİNİZDEN DAHA ÇOK VERMİŞTİR … “ (16. Nahil Sûresi 71. âyet)

“Rabbin, DİLEDİĞİ kimsenin rızkını genişletir, DİLEDİĞİNE de yetecek kadar verir. (17. İsrâ Sûresi 30. âyet)

“Allah,kullarından DİLEDİĞİNE rızkı bol verir, bazen de bir ölçüye göre (darlaştırır) verir. Doğrusu Allah herşeyi Bilen’dir”
(29. Ankebût Sûresi 62. âyet)

“Allah’ın rızkı DİLEDİĞİNE yaydığını ve DİLEDİĞİNE bir ölçüye göre verdiğini görmezler mi ? “ (30. Rûm Sûresi 37. âyet )

“De ki, Şüphesiz Rabbim rızkı DİLEDİĞİNE genişletir ve dilediğine bir ölçüde verir (DARLAŞTIRIR), fakat insanların çoğu bilmez” (34. Sebe Sûresi 36. âyet)

” (Ey Muhammed !) De ki; ‘Rabbim, kullarından DİLEDİĞİNİN rızkını genişletir ve dilediğine de bir ölçüye göre verir (darlaştırır). (iyilik için) sarfettiğiniz herhangi bir şeyin yerine, O başkasını verir. O rızk verenlerin en iyisidir”
(Sebe Sûresi 39. âyet)

“Allah rızkı dilediğine YAYAR ve dilediğine bir ölçüye göre (AZ) verir. Bunda inanan toplum için dersler vardır”
(39. Zümer Sûresi 52. âyet)

“Eğer Allah, rızkı kullarının hepsine bol bol verseydi, yeryüzünde azgınlık ederlerdi. Ama O, rızkı DİLEDİĞİNE bir ölçüye göre indirir … “ (42. Şûrâ Sûresi 27.âyet)

“Doğrusu, ZENGİN eden de, varlıklı kılan da O’dur” (53. Necm Sûresi 48.âyet)

(RIZK = Yiyecek, içecek. Allah'ın verdiği hediye ettiği nimet, iyilik, lütuf)

***
Bu sözlerine göre öyle anlaşılıyor ki, Allah, ALTIN mikrofonla fakirler için DUA eden Suudi Arabistan Kraliyet ailesini (veya onun gibilerini) diğer insanlara ve bilhassa FAKİRLERE göre ÜSTÜN KILMIŞTIR.

Ve de işte bununla ilgili HADÎS denilen KUTSAL laflar (özet olarak):

1-Ashabım için FAKR u ZARURET MUTLULUKTUR; fakat âhir zamanda mü’min için zenginlik mutluluktur. (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevi, Râmûz’ül Ehâdis)

2-FAKİRLİK, Allah’tan gelen bir SEVGİDİR. Onunla ancak mü’minlerden sevdiği kimseyi müptelâ kılar. (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz’ül Ehâdîs)
Mübtelâ= (Belâ’dan) Düşkün, tutkun demektir.

3-CENNETİN kapısında durdum. Bir de baktım ki, girenlerin çoğu, YOKSULLAR. Zenginler de Arasat’ta hapsedilmiş duruyorlar. Cehennem ehli ise tutulmuyor. Cehenneme sürülüyor. CEHENNEM kapısında durdum, baktım ki, girenlerin çoğu KADINLAR. (İmam-ı Nevevî, Riyâz’üs-Sâlihin Tercümesi. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz’ül Ehâdîs)

4-Kim, ŞİDDETLİ FAKİRLİĞE SABREDERSE, Allah, onu, Firdevs’ten dilediği yerde iskân eder. (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz’ül Ehâdîs)
Nesh = Feshetme, lağvetme, kaldırma, hükümsüz bırakma.

5-Müslümanların FAKİRLERİ CENNETE, zenginlerinden kırk yıl ÖNCE GİRERLER. Müslüman zenginler kıyamette, bu yüzden, “Ah keşke dünyada biz de fakir olsaydık” diye temennide bulunacaklar. Kâfirlerin zenginleri ise cehenneme, Fakirlerinden kırk yıl önce girerler. Bu yüzden küffârın zenginleri de, “Ah keşke dünyada fakir olsaydık” temennisinde bulunacaklar. (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz-ül Ehâdis)

6-Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: “Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: ‘FAKİRLER, cennete, zenginlerden BEŞYÜZ YIL ÖNCE GİRECEKLERDİR’ (Tirmizî (2352) İmam-ı Nevevî, Riyâz’üs-Sâlihin Tercümesi)

7-Üç kimse, cennete hesap vermeden girecektir: Elbisesini yıkayıp da kuruyana kadar başka bir elbise bulamayan, ocağında iki tencere kaynamayan, kendisinden su isteyene, “hangisini istiyorsun ?” diye sormayan. (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz’ül Ehâdis)

8-Sana mal biriktirmek (babında), bir hizmetçi, bir de Allah yolunda binebileceğin bir hayvan yeter. (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz’ül Ehâdis)

9-Ebu Amr Osman b. Affan (r.a.) anlatıyor: “Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: ‘Ademoğlunun şu hususlardan başkasında hakkı yoktur. Oturacağı bir ev, avret yerlerini örteceği bir elbise ile ekmek ve su kabı.’ Hadiste geçen “Cilf” kelimesine ulemadan kimisi ekmek kabıdır, kimisi, kuru ekmektir demiştir. İmam Herevi ise, burada bundan kastedilen mânânın, ekmek kabı olduğunu söylemiştir. Doğrusunu Allah bilir.’ (Tirmizi (2442), İmam-ı Nevevî, Riyâz’üs-Sâlihin Tercümesi)

10-Mü’minin evi kamıştandır. Yemeği bir parça ekmektir. Elbisesi yırtıktır. Başı tozlanmıştır. Kalbi huşû içindedir. Hülasa, doğru ve hak yoldan hiç ayrılmaz. (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz’ül Ehâdîs)
Huşû= Gönül alçaklığı, tevazu.

11-Yanımda olan hayırdan hiçbir şeyi sizden esirgemiyorum. İffetli olmak isteyeni Allah, iffetli kılar. Zenginlik talep edeni Allah, zengin eder. Kim sabretmeğe azmederse, Allah, ona sabır verir. Hiçbir kimseye sabırdan daha iyi bir hayır (meziyet) verilmiş değildir. (Buharî, Müslim: Ebi Said El’Hudrî “r.a.”)

12-Cebrail Aleyhisselâm, Ademoğlunun ihtiyaçlarını gidermeye görevlendirilmiştir. Kâfir bir kul dua ettiği zaman, Allah şöyle buyurur: “Ey Cebrail ! Haydi onun hacetini görüver. Ben, onun duasını işitmek istemiyorum” (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevi, Râmûz’ül Ehâdis)

13-Allah’ın haram ettiği şeylerden sakın ki, insanların en ziyade ibadet edeni olasın. Allah’ın, sana ayırdığı paya razı ol ki, insanların en zengini olasın. Komşuna iyi muamele et ki, mümini kâmil olasın. Kendin için sevdiğini başkası için de sev ki, kâmil bir Müslüman olasın. Çok gülme; zira, çok gülmek kalbi öldürür. (İmam Ahmed: Ebi Hureyre “r.a.”)

14-Kim, Allah’ın verdiği az rızka razı olursa, Cenabı Allah da kendisinden az âmele razı olur. (Beyhakî)

15-Dünyalıkta, SİZDEN AŞAĞI OLANLARA BAKIN, sizden yukarı olanlara bakmayın. Üzerinizdeki Allah’ın nimetini hakir görmemek için bu en layık ve yerinde olan bir davranıştır. (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz-el Ehâdis)

16-Allah’ın, bir kuluna FAKİRLİK ve hastalık verdiğini görürseniz, mutlaka, Allah Teâlâ, onu (SEVMİŞ ve günahlarından) TEMİZLEMEK istemiştir. (Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûz-ül Ehâdis)

***

(Not: Eğer bana KIZACAK olan çıkarsa, kızmadan veya SÖVMEDEN önce ÂYETLERE ve HADİS denilen sözlere iyice baksınlar. Ben, bunlara hiç bir ekleme veya çıkarma yapmadım, aynen naklettim. Eğer kızıyorlarsa bu naklettiklerime kızsınlar)

12 Ağustos 2019 (Mümtaz Şahin) 837

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

KARDEŞ gibi sevdiğim Arkadaşım HAŞİM MISIR’a VEDA !

V A S İ Y E T İ M D İ R !

HUZUR İSLÂM’da; ANAHTARI da, BOKO HARAM’da !

MÜJDELER OLSUN !

NANKÖRLÜK ETMEYİN ULAN !

İşte size ÜMMET'in Hâli Ahvâli !

Bakın, burası ÇOK ÖNEMLİ bi PROCE(m)DİR !

PAPAZ OLMAK !?

EDEPSİZLİK ETMEYİN ULAN !