SEÇMEN-LİDERLER VE TEŞKİLATLARI

SEÇMEN-LİDERLER VE TEŞKİLATLARI

Seçmen iradesinin sandığa yansımasında,

En önemli belirleyici elbette parti liderleridir.

Seçmenler sandığa giderken bazen;

Liderin karizmasına,

Bazen liderin hitabet gücüne,

Bazen liderin dini bakımdan inanç göstergelerine

Bazen de ideolojik düşüncelerine bakarak liderleri benimserler veya dışlarlar.

Ve bu doğrultuda sandıkta tercihlerini yaparlar.

Seçmen tercihini yaparken, liderde liyakat aramaz,

Seçmen tercihini yaparken liderde dürüstlük aramaz,

Seçmen sandığa giderken liderde adalet aramaz,

Seçmen sandığa giderken liderde üretkenlik aramaz,

Varsa da yoksa da seçmen için;

Liderin ağzının laf yapması,

Attığı zaman mangalda kül bırakmaması,

Liderinin inançlı veya inançsız olma durumu,

Liderin ağzı laf yapınca bizlerin, bütün dertleri tasaları sıkıntıları bitiyor,

Lider inançlı olunca cennetimiz garanti demektir,

Garanti ne demek tapusunu bile biz alıyoruz demektir,

İnançsız lider bizi cehenneme götürür Allah muhafaza,

İnançlı olsun karnımız aç olsun hiç fark etmez, yeterki liderimiz inançlı olsun lidermiz.

Öyle ki attığı zaman mangalda kül bırakmayan lider olunca seçmen olarak yüreğimiz serinliyor, bizlere ferahlık geliyor,

Ekonomi de düzeliyor,

İşsizlikte bitiyor, yoksullukta,

Yeter ki sallamasyonu güçlü olsun liderimizi!

Durum böyle olunca bizim pek muhterem liderlerimiz bu fırsatı kaçırır mı?

Sahne alıyorlar anında, nasıl olsa her söylediklerine inanan seçmen kitleleri var,

Nasıl olsa her söylediklerine inanan teşkilatları var,

Hem de biat kültürüyle tam teslimiyet içerisinde teşkilatlar,

Kimisi makam beklentisiyle, sus pus,

Kimisi koltuğu kaybetmemek için,

Bizde liderler eleştirilemez tabudur her söyledikleri,

Ne söylerlerse söylesinler yalan da olsa,

Yanlış da olsa sorgulamayacaksın,

Eleştirmeyeceksin

Her söylediklerini kabul edeceksin,

Kabul etmekle kalmayacaksın bedava propagandasını yapacaksın teşkilatlar olarak,

Takım tutar gibi parti tutacaksın liderini savunacaksın

İlk sırada lider,

Daha sonra ülke ve millet diyeceksin

Böyle niçin davranıyorsunuz denildiği zaman da anında çark edeceksin ben öyle değilim diye, vatan millet benim önceliğim diyecek kadarda riyakar olacaksın,

Rolünü iyi oynayacaksın,

Hem de başrolde oynar gibi,

**

Hal böyle olunca,

Koşullar müsait olunca,

Bizim pek muhterem liderlerimiz sahne alırlar ve o sahneden ölene dek inmezler,

İnenlerde;

Ya seçmen tarafından yeter artık,

Yetti artık denilmek suretiyle sandığa gömülüp millet karşısına çıkacak yüzleri kalmayanlardır,

Ya seks kasetiyle gönderilenlerdir,

Ya da imamın kayığına binenlerdir.

O koltuk öyle bir koltuk ki,

Erdoğan parti kuruldu kurulalı koltukta,

Ben gidiyorum diyene kadar da partisinde karşısına çıkacak bir babayiğidi analar doğurmamış henüz,

Bahçeli desen, bir geldi pir geldi.

Merhum Türkeş’in vefatı ona yaradı,

20 yılı devirdi karşısına çıkanları tek tek bertaraf etti,

Partisine bir arpa boyu yol kat ettirmedi ama koltuğu yine kimselere bırakmadı,

Sorsanız muhtereme en güçlü kadrolar kendilerinde,

İktidarın tek alternatifi kendileridir,

İşin özeti bu muhteremin karşısına da çıkacak er kişi yok ben gidiyorum diyene kadar karşısına çıkacak babayiğidi şuan göremiyorum,

Kılıçdaroğlu kasetle geldi geliş o geliş o da koltuğa yapıştı kimse ayıramıyor,

Ana muhalefet partisi genel başkanı olarak girdiği seçimlerin hepsini kaybetmesine rağmen koltuğu bırakmaya hiç ama hiç niyeti yok,

Koltukla adeta yapışık ikiz gibi oldu.

Akşener’i desen o da keza bir ara gidiyorum gideceğim diyerek kendini naza çekti,

Ama eskisinden daha da güçlü bir şekilde koltuğunu sağlamlaştırdı,

Kaç yıl koltukta kalacak bakalım gören canlar öğünsün.

Yeni kurulan parti liderlerine bakıyorsun, dün ak dediklerine bugün çıkar çatışmasıyla yollarının ayrılması nedeniyle kara demeye başladılar, insana sormazlar mı ne değişti de anında fikir değiştirdiniz, u dönüşü yaptınız,

Aslında değişen tek şey menfaat ve koltukların kaybedilmesi hususu.

Değerli okurlarım durum ve vaziyet böyle iken ülkem adına genel başkanlardan ve partilerinden istikrar beklemem havanda su dövmeğe benzer

Peki, vatan için,

Millet için bir şeyler değişti mi derseniz asla!

İktidar partisi liderine bakıyorsunuz,

Her seçimde yerli araba,

Yerli uçak,

Yerli helikopter,

Yerli tank,

Yerli bilmem ne diye diye bugünlere geldik,

Muhalefet partisi liderleri bakıyorsunuz,

İktidar partisi tarafında kendilerine verilen rolü üstlenip haftalarca aylarca insanları avutup dururlar,

Suni gündemi iktidar partisi belirler

Sahneyi muhalefet parti liderleri alırlar,

Vur patlasın, çal oynasın misali,

Gırgıriye de şenlik var misali

Peki, olan kime oluyor,

Elbette biz onların gözüyle oy bankası olan koltuklarının sigortası olan vatandaşlara namı diyar seçmenlere oluyor!

Yani kendi elimizle büyüttüğümüz liderlerin;

Yokluğa, açlığa, sefalete mahkum bıraktıkları bizlere oluyor,

***

Bizler birer fert olarak,

Vatandaş olarak,

Birey olarak,

Sorgulamazsak,

Doğruyu yanlıştan ayırt edemezsek,

Kendimizi kullandırtmaya devam edersek,

Bir paket makarnaya,

Bir torba kömüre geleciğimizi peşkeş çekersek,

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın dersek,

Gemisini kurtaran kaptan misali düşünerek hareket edersek,

Gelinen nokta itibarıyla bunları hak ediyoruz demektir,

Sonuç mu ne peki!

Sonuç, 20 milyona yakın açık ve gizli işsiz biz,

3 milyonun üzerinde üniversite mezunu işsizler ordusu olarak biz,

7 bin liraya dayanan yoksulluk sınırı olarak biz,

4 bin liraya dayana açlık sınırı olarak biz,

Vergi cenneti bir ülke olarak biz,

Esnaf olarak perişan olan biz,

Çiftçi olarak emeği sömürülen ve perişan olan biz,

Sanayici olarak tek tek fabrikalara kilit vuran biz,

Bu kötü durumdan ötürü sermayesini yurt dışına kaçıran biz,

Gençlerin geleceğinin çalınması olarak biz,

Çocuklarımızın yarınlarına ipotek konulmasına izin veren biz,

Ağlamaya, yakınmaya, ahlar vahlar çekmeye devam eden biz,

Sözün kısası zaman geçtikçe yıllar geçtikçe ilerleme kaydetmesi gereken bizler,

Hep geriye gidiyoruz!

***

Ama umutsuzluk yok,

Karamsarlık yok,

Hiçbir şey için geç kalınmış veya geç kalmış sayılmayız,

Vatandaş olarak bizler,

Önceliğine vatanı, vatanın geleceğini almalı,

Bu doğrultuda üretkenliği, çağdaşlığı kendisine amaç edinmeli ve bu doğrultuda çalışmalıyız.

Sandığa gittiğimiz zamanda irademizi sandığa vatanın önceliği, geleceği ve istikbali olarak yansıtmalıyız,

Peki, var mı böyle bir parti veya oluşum derseniz,

Yaklaşık 1,5 yıldan beri vatan için çabalayan uğraşan, didinen ‘Çoban Ateşi Harekatı’nı inceleyin derim,

Ve liderliğini yapan Rıfat Serdaroğlu’nu tanıyın derim,

Söylemleriyle bizlere umut ışığı olan, Rıfat bey ve başlatmış olduğu harekat duyumlarıma göre çok yakında ete kemiğe bürünmek suretiyle partileşecek,

Partiyi gençlere emanet edeceğini söylüyor sayın Serdaroğlu,

Türk milletini ayağa kaldırmak lazım bunun için elimizi taşın altına koyduk diyor,

Makamda mevki de benim gözüm yok diyor,

Uzun zamandan beri takip ettiğim bir siyasetçi,

Dürüst, liyakatli ve çalışkan,

Aynı zamanda vatan memleket aşığı birisi,

Vatana millete hayırlı olmasını temenni ediyorum bu oluşumun ve kurulacak partisinin,

Millet olarak inşallah bizleri hayal kırıklığına uğratmazlar temennisinde bulunuyorum.

Çünkü bu vatan bizim ve hepimiz aynı gemide yol alıyoruz,

Allah muhafaza gemi su almak üzere,

Batarsak hepimiz batacağız,

Kurtulursak da aydınlık yarınlara hep birlikte yürüyeceğiz.

28 Mayıs 2020 (Abdullah Yeniekinci) 999

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

YOZLAŞMA

DEMOKRASİ VE HUKUK NEREYE GİDİYOR

GÜNDEME DAİR

19 MAYIS VE ÖNEMİ

BİZ GERÇEKTEN BAĞIMSIZ MIYIZ?

DENİZ -YUSUF VE HÜSEYİN

VE DOKUNMA SIRASI SANA GELDİ...

1 MAYIS

İKBAL VE LİYAKAT ÇATIŞMASI