SÖZDE SOYKIRIM SAFSATASI

SÖZDE SOYKIRIM SAFSATASI

Sözde soykırım hangi gün anılıyor: 24 Nisan...
Ermeni tehciri ne zaman yasalaştı: Mayıs 1915...
Ne zaman uygulanmaya başlandı: Haziran 1915...
Sözde soykırımı dayandırdıkları 24 Nisan'da ne tehcir yasası ne de uygulaması yokken, neden o gün anılıyor? Anlatayım...

Sözde soykırım iddialarından ve dünya savaşından önce Osmanlı genelinde iki önemli Ermenici terör örgütü kurulmuştu. Bunlar 1896'dan itibaren yaklaşık 40 kadar terör eylemi düzenlemişti.
Yani tehcir olduğunda yaklaşık "20 yıllık" terör sorunu vardı.

Osmanlı, savaşa girdiğinde, bu örgütlerin harekete geçeceği ve özellikle Ermeni nüfusun yaşadığı bölgelerde terör eylemi düzenleyeceği çok açıktı. Buna rağmen Osmanlı hükümeti, savaşa katılırken "hiç" önlem almadı.
Osmanlı savaşa dahil olunca, bu terör örgütleri Rusya ve İngiltere'den aldıkları paralarla teröre başladı. Özellikle Ermeni nüfusun yaşadığı yerlerde Türk köylerini basıp kadın, çocuk, yaşlı demeden etnik temizliğe giriştiler.

Bunun nedeni sadece kin ve öfke değildi.

İngilizlerin temel amacı Rusya'nın Ortadoğu'ya inmesini engelleyecek şekilde büyük bir Ermenistan kurulmasıydı. Bunun için de Doğu Anadolu'daki Türklere etnik temizlik yapılması gerekliydi.
Türkler yok edilince bölge İngiliz güdümlü Ermenistan tarafından yönetilecekti.

Osmanlı savaşa girip ordularını Kafkas Cephesi'ne yönelince Doğu Anadolu'da katliam başladı. Zaten eli tutan gençler askere gittiği için köyler cephe gerisinde kalmıştı ve savunmasız durumdaydı.
Buralarda etnik temizlik yapmaya başladılar.

Katliamın yapıldığı bölge ve zamanlama oldukça kahpeceydi. Hem etnik temizlik amacı bulunuyordu hem de Kafkas Cephesi'ndeki orduyu bozguna uğratma amacı taşıyordu.

Düşünün, askerdesiniz, Kafkasya'ya gidiyorsunuz ve geride kalan köyünüzün yok edildiğini öğreniyorsunuz.

Bu örgütlerin en büyük destek kaynağı Anadolu'da bulunan 150 civarı Amerikan kolejiydi. Kolejlerde pek çok misyoner görünümlü ajan bulunuyordu. Okullar adeta cephane gibiydi.

Atatürk daha sonra o okulların hepsini kapattı. Ama birileri kıymetini bilmez... Neyse, geçelim.

Bu örgütler ilerleyen dönemde Van ve Muş'u işgal etti. Pek çok Türk ve Kürt köyünü yok ettiler. Sadece Van'ın Zeve köyünde 2500 kişi katledildi.
Ama Kürtlerin temsilcisi olduğunu söyleyen "bazıları" nedense bu katliamı görmeyip üstüne Ermenici oluveriyor. Ne güzel değil mi?

Osmanlı Hükümeti, bu gelişmeler karşısında ordunun bozguna uğramasını engellemek ve halkı korumak için önlem aldı.

Nisan 1915 günü, terör örgütünün tepe kadrolarında bulunan 2345 gözaltına alındı. Soykırımı anmak için seçtikleri günün hikayesi böyle.
Osmanlı Hükümeti daha sonra terör örgütünün arazideki militanlarını temizlemek için harekete geçti. Fakat Ermeni, Türk ve Kürt nüfusu o kadar iç içe geçmişti çare olarak Ermeni nüfusun tehcir edilmesine karar verildi.

Terör örgütünün yürüttüğü etnik temizliğe geçmişteki kin ve öfke nedeniyle pek çok sivil de katılmıştı. Hükümetin müdahalesiyle bunların gücü kırılınca Türkler ve Kürtler de intikam almak için harekete geçti.
Ermeni nüfus devlet kontrolünde başka bölgelere tehcir edilirken intikam almak isteyen vatandaşlar kafilelere saldırdı.

Özetle olan şey Ziya Gökalp'in dediği gibi mukateleydi. Yani onlar bize vurdu. Biz de onlara vurduk. Hiç olmaması gereken şeylerdi. Ama ne yazık ki oldu.

Fakat Osmanlı Hükümeti hiçbir zaman Ermeni nüfusu temizlemek için bir plan oluşturmadı. Ama Ermeni kafilelere saldıran vatandaşları da çok engelleyemedikleri açık. Zaten köyleri yok edilen yüzlerce öfkeli insanı engellemeleri pek de mümkün değildi.

İşte, birilerinin "soykırım" olarak lanse ettiği hadiselerin özeti.. Fakat bu kimseler nedense dış destekle büyük Ermenistan kurabilmek için cephe gerisinde etnik temizlik yapılmasının lafını hiç etmez.

Onların anlattıkları şöyle: Türkler geldi ve hepsini yok etmek istedi.
En son ABD, olayları soykırım olarak niteledi. ABD...

Şimdi size bunun nasıl bir İKİYÜZLÜLÜK olduğunu izah edeceğim. Dikkatle okuyun.

Dünya Savaşı'na gidiyoruz. ABD - Japonya savaşının başladığı döneme...
Japonlar Pearl Harbor'a saldırdığında ABD'de 120 bin civarında Japon bulunuyordu. Bunların 80 bin kadarı ABD vatandaşıydı. Geri kalanı da uzun süredir ABD'de yaşayan Japonlardan oluşuyordu.

Başkan Roosevelt bir karar alarak hepsini kamplarda topladı.
Başkan Roosevelt'in "Executive Order 9066" sayılı talimatıyla tüm Japonlar haklarında herhangi bir yargı kararı olmaksızın, hiçbir şüpheli hareketleri olsun yada olmasın hapsedilip kamplarda toplandı.

Kararın amacı "Japonların sabotaj faaliyetlerinde bulunma" ihtimaliydi.
O dönemde ABD'de Japon terör örgütleri yoktu. Japonlarla yaşanan sorunlar yoktu. Japonlar geçmişte terör eylemleri düzenlememişti. Japonya'nın, ABD'deki Japonları kontrol etme gücü yoktu. Japonlar cephe gerisinde de yaşamıyordu.
Ama hepsini kamplarda topladılar.

Osmanlı'da ise Ermenici terör örgütleri vardı. Geçmişte 40 terör eylemi düzenlenmişti. Anadolu'da pek çok çatışma çıkmıştı. Bölge cephe gerisiydi. Ve savaşın başlamasıyla etnik temizlik için katliamlar yaşanmıştı.
Buna rağmen ABD haklı oluyor, Türkler haksız. İronik.

Türklerin tehcir kararı, insanları bulundukları coğrafi koşullara nazaran daha nitelikli bir bölgeye göç ettirmeyi hedefliyordu. Executive Order 9066 ise tüm Japonları etrafı dikenli tellerle çevrili hapishane gibi kamplara hapsetmeyi öngörüyordu.

Söz konusu kamplar 1946'ya kadar kullanıldı. Executive Order 9066 kararı ise 1976'ya kadar yürürlükte kaldı.

Sonrasında Başkan Ford, Japonların masum olduğunu ve bir şey yapmamalarına rağmen kampa alınmaları nedeniyle özür diledi.
Şimdi sormak lazım, "geçmişte ve savaş esnasında hiçbir eylemde bulunmayan" Japonlar bile kampa hapsedildiğine göre, Japon terör örgütleri, Nazilerden aldıkları paralarla ABD şehirlerinde etnik temizlik için katliam yapmış olsaydı, ABD'nin tepkisi ne olurdu?

ABD'nin Japonları kampa hapsetmemesinin hiçbir nedeni yoktu. Buna rağmen yaptılar. Ama Türklerin tehcir için pek çok nedeni vardı. Terör örgütleri aktifti ve Doğu Anadolu'da katliam yapıyorlardı.
Ama ABD ufak bir özürle masum addedilirken Türkler soykırımcı ilan ediliyor.
Osmanlı hatalıydı. Ama hatası tehcir kararını almak değildi. Aksine, zamanında terörle etkin şekilde mücadele edemedikleri ve savaşa girmeden önce önlem almadıkları için hatalıydılar. Çok daha erken hareket etmeleri gerekirdi.

Ermenici örgütler ise açıkça suçludur.

Hal böyleyken 24 Nisan 1915'te 2345 terör örgütü üyesinin tutuklanması soykırım değildir. Çok geç kalınmış bir terörle mücadele operasyonudur.
Tehcir ise devlet refleksidir. Ermenileri mümkün mertebe korumuştur da.
Düşünelim.. Tehcir olmasaydı ne olurdu? Türkler köylerde kolları bacakları kesilen çocukları, karnı deşilen hamileleri ve kazığa oturtulan yaşlı insanları gördüğünde neler olacaktı? İntikam eylemleri nasıl önlenecekti?
Tehcir Ermenileri bölgeden göndererek onları korudu.

Savaşın ortasında, katliama karışan ve karışmayan on binlerce insanı, kanlı bir katliama uğrayan öfkeli bir topluluktan korumak maalesef mümkün değildir.

Devlet tehcir kararıyla yapabileceği yegane hamleyi yaptı. Aksi halde çok büyük katliam yaşanırdı. Ve önlemezdi.

Eğer bu olaylar sebebiyle birileri sorumlu tutulacaksa bu kimseler katliama uğrayan Türkler değildir. Dış destekle etnik temizlik yapmak için katliama girişen terör örgütleri ve onlara alet olan insanlardır.

Katledilen Ermenilerin kanları onların elindedir. Türklerin değil.
Şimdi, Ermenici terör örgütleri ortadayken, Büyük Ermenistan için girişilen etnik temizlik açıkken, bunların savaş esnasında yaptığı katliamlar görülürken, devletin aldığı kararların kapsamı bilinirken;
Türkler soykırım yaptı demek için ya cahil ya da hain olmak gerekiyor.
"Dünya kamuoyu, Ermeni ahalisinin tehciri hususunda almaya mecbur kaldığımız karar için bize karşı haklı bir ithamda bulunamaz."

Mustafa Kemal Atatürk

Son olarak, söylemezsem rahat edemem:
İnsan hakları ve hümanizm makyajıyla sözde soykırıma göz kırpan bazı (sözde) Atatürkçüler aklını başına alırsalar iyi ederler.

Ya maskelerini çıkarmalılar ya da iftiraları bırakmalılar.

24 Nisan 2022 (Abdullah Yeniekinci) 955

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

SİYASİ ŞOVMENLİK

AKLIMIZI BAŞIMIZA ALMANIN ZAMANI GELMEDİ Mİ HALA?

HÜZÜN YILI (2021)

ÜLKEYE BAK;

HALKIN ÇIĞLIĞINA KULAK VERİN!

ZAMLAR

BİZ ANADOLUYUZ, BU COĞRAYFANIN ÇOCUKLARIYIZ

İYİ DİNLE SAYIN ERDOĞAN

UTANMA