Tolerans

Burhan Bozgeyik

Tolerans

Zaman zaman gördüğüm, yaşadığım, okuduğum bazı hâdiseler üzerine düşünmüşümdür: “Toleransla ilgili bir kanun veya kararnâme çıkarılsa nasıl olur? Devleti ve milleti zorda bırakmayacak bazı hareketlere göz yumulsa, affedilse, tolerans gösterilse, çıkarılmış olan kanunlar zorda kalan vatandaşların lehine yorumlansa!..” diye. Konunun daha iyi anlaşılması için birkaç misal vermek istiyorum:

Bundan birkaç ay önceydi, baktım 13-14 yaşlarında bir çocukcağız ağlayarak görevlilere yalvarıyor. Yanlarına gittim, durum şuydu: O çocuk, iki tekerli arabasına bir çuval geçirmiş, onunla atık malzemeleri topluyormuş. Zabıtalar onu yakalamış, hem topladıkları malzemelere, hem de yegâne sermayesi olan arabasına el koymuşlar, arabayı belediyenin arabasına atıvermişlerdi. O zabıta görevlilerine, çocuğu affetmelerini, hiç olmazsa arabasını geri vermelerini söyledim, “Olmaz! Valimizin, belediye başkanımızın kesin emri var!” dediler ve o basit, ama çocuk için ehemmiyeti çok büyük aracı vermediler. Çocuk da ağlaya ağlaya gitti. Neredeyse ben de ağlayacaktım. O çocuğa yetiştim. Cüzdanımda beni eve kadar ulaştıracak cüz’î bir miktarı ayırıp kalanını verdim. Ancak çocuk yine ağlıyordu. Anladım, verdiğim miktar o zararını telâfi edecek kadar değildi.

 

 

Aklıma şehrimizin diğer merkez ilçesindeki uygulamalar geldi. O ilçede zabıtalar, arabalarda, yol kenarlarında satış yapanların terazilerine, malzemelerine el koymuyor, yalnızca onları tezgahlarını kaldırmaları hususunda îkaz ediyorlardı. Yine aklıma merhum Eminönü Belediye Başkanı Lütfi Kibiroğlu geldi. O nasıl anlayışlı, şefkatli bir başkandı. Seyyar satıcıların zabıtaların hışmına uğramaması için, onların hangi yoldan gitmeleri gerektiğini söylerdi. 

Yine zaman zaman görüyoruz, bir çocukcağız, evin geçimini temin için, okul harçlığını çıkarmak için simit satıyor, ayakkabı boyuyor, ya da bir tartı âleti ile üç beş kuruş kazanmaya çalışıyor. Bakmışsınız, toleransları sıfır olan zabıtalara rast gelmiş, simitler yerlere saçılıyor, boya sandığı ve terazi alınıyor. Örneği çoğaltabiliriz.

Yine geçenlerde yüreğimi sızlatan şu örneğe bakınız: 65 yaşındaki eli öpülesi bir kadıncağız, “Otobüse binmeniz yasak!” diye, şoför tarafından otobüsten indirilmek isteniyor. Elem verici tablo şu ki, yolculardan bazıları da şoföre destek çıkıyor, “İn teyze!” diyor. O teyze şöyle diyor: “Üç merdiven sildim. Ben çalışmazsam açım. Versin parayı. Tamam, biz de gitmeyelim.” O anda insan şunu düşünmeli; “Bu kadıncağız evine nasıl gidecek? Vebalı mı, cüzzamlı mı?”

HES koduna da, maskenin her yerde kullanılmasına da, 65 yaş üzeri ile 20 yaş altına getirilen sınırlamalara da, okulların ve lokantalar başta olmak üzere işyerlerinin kapalı olmasına da oldubitti muhalefet şerhim var. O ayrı konu. Yukarıdaki örnekte olduğu gibi, bu gariban insanlara tolerans gösterilemez mi?

Şu pandemi döneminde esnaf gerçekten büyük sıkıntı ve hatta darboğaz içerisine girdi. Böyle bir devrede, mesela tolerans gösterip hiç olmazsa “stopaj vergi borçları” silinemez mi? Geçmişte falan müteahhitin şu kadar milyon liralık vergi borcu, falan şirketlerin şu kadar milyon liralık vergi borçları affedilmiş, bu bir vakıa. Şu, şu, şu şirketlere 28 defa vergi indirimi yapılmış. Bu da bir vakıa… Şu zor devrede, esnafa derin bir nefes aldıracak stopaj vergi borcu affedilse, bu konuda tolerans gösterilse iyi olmaz mı?

Örnekleri çoğaltabiliriz. Avrupa Birliği istedi diye çıkarılan kanunların darbesini yiyip de yaşı küçük gelinlerden dolayı yıllarca hapiste yatanlara, fikrini, düşüncesini açıkladı diye mahkeme kapılarında sürünenlere (hakaret etmeyenlere, hakaret kastı olmayanlara) tolerans gösterilemez mi?

Devleti kanunlar bağlar. Aklımdan geçen, zabıtadan hâkimlere, savcılara, polislere kadar bütün görevlilerin eline done verecek bir “Tolerans Kanunu” çıkarılmasıdır. Evet, devletin ve milletin kuyusunu kazanlara; insanın canına, malına, namusuna göz dikenlere tolerans gösterilmesin. Ama bahçesinde topladığı üç beş demet soğanı, marulu satan teyzeye, eskaza 65 yaşı üstü olmasının “suçu!” yüzünden belediye otobüsüne, minibüse alınmayan “yaşlılarımıza” ya da sokakta maske takmayı unutanlara tolerans gösterilsin. Devlet bu gibi vatandaşlara şefkatli yüzünü göstersin. Bilmem anlatabildim mi?..

 

22 Şubat 2021 (Burhan Bozgeyik) 1057

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Şimdi normalleşme zamanı

Eski dostlara çağrı

13 Şehit

Tuhaf işler

Mülkün gerçek sahibi

İğrenç!

Hayvanlara Şefkat Göstermek Sünnet-i Seniyyedir

Uyanın!

İslâmiyet’i Hıristiyanlığa ve Yahudiliğe Benzetenlere Yazıklar Olsun!